|
Assolist
olarak Gar'da çalışmaya başlayan Sezen Aksu'yu görüntülemek isteyen
gazeteciler, gazinonun patronu Nevzat Şenyıldız tarafından engellendi.
Hemen hemen bütün sanatçıların "yılın parsası"nı toplamak üzere
İzmir Fuarı'na gittikleri günlerde Sezen Aksu'nun İstanbul'da kalarak
"assolist" olarak sahneye çıkması ilginç bir magazin haberiydi. Üstelik alt kadroda
İbrahim Tatlıses ve Nazan Şoray gibi ünlü sanatçılar da bulunuyordu.
Başımıza geleceklerden habersiz programın başlayacağı gece Gar Gazinosu'nun
yolunu tuttuk. Meslektaşlarımızla kapıda buluştuktan sonra içeri girdik. Girdiğimiz anda da gazinonun sahibi
Nevzat Şenyıldız'ın "engellemesi" ile karşılaştık.
Gazetecileri gazinosuna sokmak istemeyen Şenyıldız, bunun gerekçesini bakın nasıl izah
etmeye çalışıyordu:
"-Ben, müşterilerim rahat etsin diye burada 160 personel çalıştırıyorum. Bütün sosyete burada. Sizleri görünce
onların rahatı, huzuru kaçacak. Buna izin veremem. Gazetecilerin, foto
muhabirlerinin ortalıkta görünmelerini istemiyorum..."
Müşterilerini "kollamayı" iyi beceren "sinirli" patron "Nuh"
diyor "Peygamber" demiyordu.
Araya tek bir kişiyi koyabilirdik. Assolist Sezen Aksu. Kapısını çalıp, durumu anlattık. Minik Serçe, sinirinden kartal kesilmişti:
"-Çabuk bana Muzaffer'i çağırın."
Muzaffer Özpınar geldi:
"-Muzafferciğim, bu ne ayıp şeydir. Ne demek gazetecileri sokmamak. Hemen bu durumu
hallet..."
Özpınar. az sonra alı al, moru mor çıkageldi:
"-Sezenciğim kusura bakma. Dinletemedim..."
O sırada oradan geçen İbrahim Tatlıses olaya tanık oldu:
"-Bu adamlar şaşırdı mı yahu!.. Gazeteciler elbette ki Sezen'in de benim de,
Nazan'ın da fotoğraflarını çekecek. Bu onların en doğal hakkı. Bana
Hasan'ı çağırsanıza..."
Hasan Bora deldi:
"-Hasan, dostu ile postu ile gazinoya gelenler, fotoğraflarda gözükecek diye
korkuyorlarsa hiç gelmesinler. Bu durumu hemen hallet ve gel..."
Bora da geldiğinde Özpınar'dan farklı değildi.
Durumu, gazinonun ilgili kişilerinden Kâmuran Ulucak'a iletmiş ve bir
sonuç alamamıştı.
O sırada, Nazan Şoray'ın menajeri Orhan Şevki geçti yanımızdan. Durumu gördü. Müdahale etmek istedi ama başaramadı.
Kendimizi Haydarpaşa Garı'nda 24 saat rötar yapan Mavi Tren'i bekleyenlere benzettik. Mavi Tren, kesinlikle
gelecekti. İçinden çıkanlar, garda bekleyen sevdiklerine kavuşacaktı.
Bu kesindi.
Ama bu gar başka gardı... Ve Gar Gazinosu'na giriş kesinlikle yasaklanmıştı. Sözün kısası, Gar'daki sanatçılarla,
kapıdaki gazeteciler kesinlikle birbirlerine kavuşamayacaklardı.
"Sinirli hareket memuru" Nevzat Şenyıldız yüzünden!
 |