|
Sezen Aksu, belki de hayatının akışını değiştirecek kararını ilk kez
TV'de 7 GÜN'e açıkladı.
"Elveda sahne, elveda sevdiklerim"
Kararı
kesin Sezen Aksu'nun... Bundan böyle adı neonlarda parlamayacak, gazino
sahnelerinde şarkı söylemeyecek...
Gönlünde yatan tek aslan var: Hayır, "evlilik" değil... Bir Batı ülkesine
yerleşmek, ününü orada sürdürmek... Ve plaklara adını "besteci" olarak
yazdırabilmek... Evet, yeni kararlar arifesinde "Minik Serçe" ... Yeni
atılımların eşiğinde...
"Kararımı verdim artık... "Sahneyi bırakıyorum..."
Donmuş kalmıştım... Sezen Aksu söylüyordu bunu... Minik Serçe... Ya da
müzik dünyasındaki yeni ismiyle "Beste fabrikası..."
Acaba yanlış mı duymuştum? Hayır, aynen böyle söylüyordu:
- "Yani artık gazinolarda şarkı söylemeyeceğim. Şimdi önümde kontratım
gereğince yapmak zorunda olduğum bir program var. Gazino patronlarıyla
yaptığım mukavelenin sonunda bir daha gazino yok. Çok seyrek, yılda bir
kez belki. O da alışkanlığımı kaybetmemek, sıcaklığımı korumak için...
Fakat gazino sahnesi, bundan böyle ne kazancımın temel kaynağı olacak, ne
de sanat yaşamımın önemli bir ögesi olarak görünecek..."
Peki ama Sezen'i bu kararı almaya zorlayan etkenler neydi?.. Sordum... Bir
çırpıda sıralayıverdi... Tane tane, lafı eğip bükmeden:
- "Bir tek nedeni yok bunun. Çeşitli nedenler var, zincir gibi. Sahne
benim hayatım. Halkın karşısında, halkın içinde olmak. Sahneyi seviyorum,
kısaca bunu söylemek, bağırmak, haykırmak isterim. Ancak verimim azalıyor.
Sahneye çıkınca bir koşuya giriyorum, bir kısır döngüye saplanıyorum.
Yaratıcılık gidiyor kısacası... Değer yargılarım allak bullak oluyor.
Yaşamımın düzeni kalmıyor. Normal insan olmaktan çıkıyorum. Sonra
gazinonun piyasası kötü. İlişkiler kötü. Kulisi kötü. İşte bunlardan
nefret ettiğim için bırakmaya karar verdim sahneyi..."
Hayatını
müzikle kazanan bir sanatçı için gazino sahnesi başlıca ekmek kapısıdır...
TV karın doyurmaz sadece sanatçının reklamını yapar, o kadar... Plak,
belki eskiden geçer akçeydi, ya şimdi? Geriye kala kala bir "Sahne"
kalıyor, "Serçe" de bu kapıyı, belki bir daha açılmamak üzere kapıyor.
Peki neyle geçinecek?
"Plak yapacağım," diyor bir sigara yakarak... Derin bir nefes çekiyor
odaya savrulan dumanlara dalgın dalgın bakıyor. Ve gelecek için projesini
ilk "TV'de 7 GÜN"e açıklıyor.
- "Plak yapacağım. Böylece daha ses getirecek şarkılarla çıkacağım beni
sevenlerin karşısına. Konser vereceğim.... Ve..."
Duruyor, soluklanıyor: "Ve şansımı Avrupa'da deneyeceğim."
Ekranda da gördünüz... Geçtiğimiz aylarda Paris'e gitmişti Sezen Aksu...
Eyfel'deki Türk showuna katılmıştı. Fransada bulunduğu günlerde, Barcloy
Plak Firmasından ve Dalida'nın menejerinden teklif almıştı...
Biz soruyor, Minik Serçe cevap veriyor... Bir anlamda "TV'de 7
GÜN"e içini döküyor.
"Fransa'ya pek çok Türk sanatçısı gitti. Basında onların başarılarını
izledik. Siz de öyle bir başarı elde edebileceğinize inanıyor musunuz?"
- "Yoo, hayır öyle bir başarı elde edemem, çünkü o biçimde başarılı olmak
istemiyorum. Fransa'yı veya başka bir yabancı ülkeyi, iç borsamı
yükseltmek için kullanmayacağım. Gerçekten başarılı olmaya çalışacağım.
Benim dışardaki gezimi, veya çalışmalarımı abartmaya ve ülkemde sansasyon
yaratmaya ne ihtiyacım var, ne de bir gerek var."
"Fransızlar bizi nasıl görüyorlar, orada şansımaz ne olabilir?"
- "Ünlü Figaro, benden sözederken "Küçük Dev" deyimini kullandı. Bunun
gelecekte olumlu bir gözlem olarak kalmasını dilerim. Türçemiz onlara
dinamik bir dil olarak görünüyor. Bu arada Türk sanatçısı Tülay German'ı
dünyanın en önemli beş şarkıcısından biri olarak görenler var. Bizim için
söyledikleri ve gelecekte şansını arayacaklara rehber olacak bir
tavsiyeleri var: Fransızcasını, Fransız gibi konuşmaya, söylemeye
çalışmayın. Dediğiniz anlaşılsın, telaffuzu düzeltmeye gerek yok. Ayrıca
doğu koktuğunuz için Fransa'da hayli şansımız var. Bu arada tabii en
şanslı olanlarımız, şarkıcılıklarının yanında bestecilik ve söz yazarlığı
yapabilenlerdir."
"BESTE
FABRİKASI" YAPTIĞI BESTELERDEN HİÇ PARA ALMAMIŞ...
Söz, söz yazarlığından, besteden açılınca sormadan edemedik Sezen Aksu'ya.
"Kimler onun besteleri ile şöhrete ulaşmıştı, ve bestecilikten ne
kazanmıştı. Biliyorsunuz, bugün piyasaya çıkan pek çok plakta adı
"besteci" olarak yazılıyor... Bu yüzden ona "beste fabrikası" adı takıldı
ya... Öyle şeyler anlatıyor ki, yine şaşıyoruz... Anlaşılan bugün Sezen
Aksu'nun niyeti bizi şaşkına çevirmek...
- "Ömür Göksel'in 'Gittin Gideli'si, Saadet Sun'un 'Yeter ki'si, Pakize
Suda'nın 'Yağmur'u, Tülay'ın 'Büldüm Büklüm'ü ve Nil Burak'ın 'Pembe
Düşler'i benim bestelerim. Ancak şimdiye kadar Nil Burak'ın dışında
kimseden para almadım. Bunu arkadaşlarıma verdiğim bir armağan olarak
kabul ediyorum." Ve bestelerini nasıl yarattığını da bir iki kelimeyle
özetliyor:
- "Bestelerimi hiçbir ön hazırlık olmadan yaparım. Bir anda içimden çıkar.
Günlük yaşantım, birikimlerim, sevinçlerim, üzüntülerim dışarıya beste
olarak yansıyor. Sözü ile, müziği ile birlikte. Bestelerim bir anlamda
yaşamımın, olayların bir tepkisi gibidir. Hepsi gerçek, hepsi içten, hepsi
benden."
EVLENMEYİ DÜŞÜNMÜYORUM
Ya sinema? Ya evlilik... Biliyorsunuz, Yeşilçam'a transfer oldu Sezen
Aksu... Ve Üstün Doruk'la yıllar süren bir beraberliği var... Sinemaya
devam edecekmiş. Ve evlenmeyi yine düşünmüyormuş...
Sezen Aksu, Üstün Doruk'la uzun süredir nişanlı... Ve nişanlılık da
evlilik yolunda en önemli adım. Ne var ki Sezen, evlilik konusunda "Hep
Olumsuz." Böyle düşünmesine neden ne acaba? "Evlilik, sanat yaşamını mı
etkilerdi?", yoksa "Daha önce sütten ağzı yandığı için yoğurdu üfleyerek
mi yiyordu, yoksa Üstün Doruk'la arasına "Kara kedi"mi girmişti? O
"Evlenmeyi düşünmüyorum." derken, biz de bunları düşünüyorduk.
Ve pek merak ediyorduk... Sahneyi bırakınca, kanadı kırılmayacak mı "Minik
Serçe"nin?.. İstanbul'dan Paris'e ya da bir başka batı kentine uçarken,
kalbi dayanabilecek mi vatanda bıraktıklarına? Ve hepsinden önemlisi,
İstanbul'un, Ankara'nın, İzmir'in pırıltılı neonlarında bulamadığı
mutluluğu bula bilecek mi batıda, gerçekleştirebilecek mi düşlerini?..
EVLİLİK
OLMADAN BU BERABERLİK NEREYE KADAR...
Sezen Aksu uzun zamandan beri nişanlı. Ama evlenmeyi düşüumüyor, ne şimdi,
ne de yarın. Peki sahneyi bırakınca, hele hele Avrupa'ya gidince bu
beraberlik ne olacak?..
GENÇ YAŞINDA BİR YORGUN SAVAŞÇI...
Tam 3,5 yıldan beri Türk Hafif Müziği'nin içinde Sezen Aksu. Plaklar,
konserler ve gazino sahneleri. Oysa bu kısacık zaman onu bıktırmış, nefret
ettirmiş. "Elveda" diyor şimdi sahnelere. Ve kulislerden, masalar önünde
şarkı söylemekten kurtarmaya çalışıyor kendini.
"EYFEL
GECELERİ" SEZEN İÇİN DÖNÜM NOKTASI OLDU
Türkiye'den giden sanatçı ekibi ile tam 28 gün boyunca başarılı bir
gösteri verdi Eyfel'de Sezen Aksu. Ve burada aldığı alkışlar kısa bir süre
sonra cazip tekliflere dönüştü. İşte şimdi Sezen Aksu, yeni bir gelecek,
yeni zirvelere doğru.. Artık Batı'yı düşünüyor.
 |