İzmir Televizyonu'nun şöhret
babalığını yaptığı Sezen Aksu "Kocam ve müzik gibi birini diğerine tercih
edemediğim iki tutkum vardır benim" derken kocası yurda döneceği için
yılbaşını dört gözle bekliyor...
Şu günlerde sık sık gazino teklifleri alan, ama hepsine "Daha hazır
değilim" diyen sanatçı üzerinde çalıştığı üçüncü plâğından çok ümitli...
ONU
İZMİR TELEVİZYONU MEŞHUR ETTİ...
Sezen Aksu, müzik dünyamızın genç şöhretlerinden.. İzmir TV'sinin
hazırladığı müzik programı ile ekranlara geldi ve adını milyonlara
duyurdu.. Şimdilik gazinoyu düşünmediğini söyleyen sanatçı, ününü
plaklarda ve televizyonda sürdürmek istiyor..
SİZ "TV'DE 7 GÜN" okurlarına zaman zaman tekrarladığımız bir sözümüz
vardır. "Televizyon artık günümüzün şöhret makinesi oldu. Ekranlara bir
gelen bir daha unutulmuyor" deriz... Gerçekten de eskisi gibi yarışmalar
düzenlenmeyen, yeni seslerin bulunması için çaba harcamayan hafif müzik
dünyamızda şu sıralar genç bir isim daha, kendi çabasıyla, şöhret
basamaklarını tırmanmaya çalışıyor.. Ve bu yeni şöhretimiz Sezen Aksu'nun
da şöhret babalığını artık evlerimizin ayrılmaz bir parçası haline gelen
televizyon yapıyor...
TELEVİZYONLA
GELEN ŞÖHRET...
Şu günlerde isminden sık sık bahsedilen Sezen Aksu bu işe önceleri Türk
Sanat Müziği söyleyerek başlamış. 16 yaşındaymış o sıralar... Fakat
sonraları Hafif Batı Müziği'nde daha başarılı olacağını anlayınca, "Hiç
düşünmeden bütün ağırlığımı o yöne kaydırdım" demekte.. Aksu'nun
profesyonel müzik yaşantısı da daha çok yeni, hemen hemen iki yıllık bir
müzik geçmişi var...
İzmir'in müzik dünyamıza hediye ettiği bu isim yine İzmir Televizyonu'nun
hazırladığı bir proğramla ekranlara gelince söylediği parçalarla bir anda
müzik dünyasında kendisine sağlam bir yer yaptı. Çok kişinin dilinde Sezen
Aksu ve parçası "Yaşanmamış yıllar" vardı...
İşte bundan, televizyonun yaptığı şöhret babalığından sonra Aksu için
önünde tek bir yol kalıyor. Bir anda geldiği bu yerden inmeyecek, daha
yükseklere çıkmaya çalışacak, çalışacaktı... O da bunun farkına varmış
olmalı ki şu sıralar İzmir'in Susuz Dede semtindeki klasik mobilyalarla
döşenmiş evinde dur durak bilmeden çalışıyor, kendine yeni yeni parçalar
arıyor... Bütün amacı piyasaya çıkacak olan üçüncü plağının da başarılı
olması, adından söz ettirmesi... Zaten bu yüzden altı aydır uzak kaldığı
kocasını görmek için gittiği Kanada'dan bile apar topar geri dönmek
zorunda kalmıştı....
İKİ AŞK ARASINDA....
Sezen Aksu müzik dünyamızın evli sanatçılarındandır. İki yıl önce hayatını
birleştirdiği eşi ise bu günlerde Kanada'da Deniz Jeolojisi doktorasını
tamamlamaya çalışmaktadır... Aksu bundan birkaç hafta önce altı aydır ayrı
kaldığı kocasının yanına, Kanada'ya gitmiş, hasret gidermek istemiş...
Fakat yeni plağının çalışmalarını tamamlamak için daha aradan bir ay
geçmeden bağlı olduğu firma tarafından geri çağırılınca seyahati yarım
kalmış Türkiye'ye dönmek zorunda kalmıştı.
Şimdi kendisiyle konuşurken, "İki aşkım var benim" diyordu. "Birini
diğerine tercih edemediğim iki tutku bu.. Kocamın doktorası dolayısıyla
bir süredir ayrı kalmıştım ondan.. Hasret gidermek için gittiğim Kanada'da
yeni plak çalışmalarım için çağrılınca ben de çaresiz kalktım geldim..
Yeni plağıma okuyacağım parçaların isimleri, "Vurdumduymaz" ve "Olmaz
olsun" olacak.. Bu üçüncü plağımla şimdiye kadar yaptığım parçaların
üstüne çıkmak, yerimi daha sağlamlaştırmak istiyorum. Bugüne kadar kendi
kendime birçok şarkı sözü yazmıştım. Şimdi bir kenara kaldırdığım bu
sözleri tek tek ele alıyor, okuyor, gözden geçiriyorum. Başarı yolunun çok
çalışmak olduğunu biliyorum ve bekliyorum," derken gülümsüyordu...
GAZİNO'YA HAYIR...
Sonra bir an gözleri dalıyor, "Çeşitli gazinolardan ilginç teklifler
alıyorum. Tabii bütün bu tekliflere hep aynı cevabı veriyor. 'Daha hazır
değilim', diyorum. Şimdilik sahneyi düşünmüyorum. Bütün amacım olduğum
yerden daha da ileriye gitmek, iyi olumlu şeyler verebilmek... Bu arada
ekranlara geleceğim programlarda bir de yenilik yapmayı düşünüyorum. Artık
herkes el ve kol hareketleriyle şarkı söyleyen sanatçıları benimsedi...
Televizyon rahat koltuğumuzda oturup izlediğimiz bir alet olduğu için
gözlerimiz hep ekrana gelen sanatçının üzerinde oluyor.. Onun için
ekranlarından beni izleyenlere değişik bir show sunmak parçalarına uyan
mizansenler getirmek istiyorum.. Bu düşündüğüm değişiklikler seyircilerin
de hoşuna gidecektir sanırım. İşte size kısaca düşündüklerim ve yapmak
istediklerim. İki aşkımı birleştirdiğim an kendimi dünyanın en mutlu
insanı hissedeceğim" diyordu...

|