<?xml version="1.0" encoding="iso-8859-9"?>
<rss version="2.0" xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/" xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/">
	<channel>
		<title><![CDATA[Sezen-Aksu.com Forum - Tüm Forumlar]]></title>
		<link>http://www.sezen-aksu.com/forum/</link>
		<description><![CDATA[Sezen-Aksu.com Forum - http://www.sezen-aksu.com/forum]]></description>
		<pubDate>Sun, 06 Jul 2008 14:27:19 -0500</pubDate>
		<generator>MyBB</generator>
		<item>
			<title><![CDATA[Sezen Aksu İstatistikleri]]></title>
			<link>http://www.sezen-aksu.com/forum/showthread.php?tid=411</link>
			<pubDate>Sun, 06 Jul 2008 13:41:06 -0500</pubDate>
			<guid isPermaLink="false">http://www.sezen-aksu.com/forum/showthread.php?tid=411</guid>
			<description><![CDATA[2008 yılı içinde;<br />
<br />
<br />
<br />
son 1 ay içinde;<br />
<br />
<br />
<br />
<br />
Google'daki Sezen Aksu arama sonuçlarıdır. Görüldüğü üzere albümün çıkış tarihiyle "tık"lamalarda bir artış göze çarpmaktadır.:27:<br />
<br />
p.s: evet bilimsel bi insanım, huyum kurusun:12:]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[2008 yılı içinde;<br />
<br />
<br />
<br />
son 1 ay içinde;<br />
<br />
<br />
<br />
<br />
Google'daki Sezen Aksu arama sonuçlarıdır. Görüldüğü üzere albümün çıkış tarihiyle "tık"lamalarda bir artış göze çarpmaktadır.:27:<br />
<br />
p.s: evet bilimsel bi insanım, huyum kurusun:12:]]></content:encoded>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[Sezenin Klibindeki Trompetçi  Kutsal,Albüm Yaptı]]></title>
			<link>http://www.sezen-aksu.com/forum/showthread.php?tid=410</link>
			<pubDate>Sun, 06 Jul 2008 07:42:42 -0500</pubDate>
			<guid isPermaLink="false">http://www.sezen-aksu.com/forum/showthread.php?tid=410</guid>
			<description><![CDATA['Müzik içime girmiş bir zehir gibi''<br />
<br />
İkinci Albümü "Çırılçıplak"ı Piyasaya Sunan Kutsal, Müziksiz Yaşayamayanlardan.<br />
<br />
 <br />
Bugüne kadar Sezen Aksu'dan Şebnem Ferah'a kadar büyük isimlerle çalışmış olan ve ikinci albümü "Çırılçıplak"ı piyasaya sunan Kutsal, müziksiz yaşayamayanlardan. Aynı anda Amerika'da da "Naked" adıyla bir albüm çıkaran başka bir deyişle zoru başaran rockçı sansasyondan uzak ama huzur dolu bir müzikal arayış içerisinde. <br />
<br />
 <br />
Müziğe nasıl bulaştınız? <br />
<br />
3-yaşımdan beri şarkı söylüyorum. O zamanki makara bantlarda kaydedilmiş, İlhan İrem, Seyyal Taner şarkıları söylerkenki halim bile var. Hatta 'Boş ver boş ver arkadaş' diyemiyor, 'Boşbel, boşbel' diyebiliyormuşum. İlkokulda ne kadar etkinlik varsa hepsine katılıyordum. Sonra üniversiteye başladığım zaman bu işe daha profesyonel bakmaya başladım ve sadece kızlardan oluşan 'Aint Blonde'u kurdum. <br />
<br />
Üniversitede ne okudunuz? <br />
<br />
Boğaziçi Üniversitesi'nde psikoloji okudum. <br />
<br />
Neden müzik okumadınız? <br />
<br />
Ben çok bilinçli bir öğrenciydim, biraz da inektim. Lise 2'deyken çok araştırdım ve bana göre bir konservatuvar olmadığını gördüm. Konservatuvarda ya klasik Türk müziği öğretiliyordu, ya da klasik batı müziği. Batı pop müziği öğreten bir bölüm olmadığı için ve o zamanlar Boğaziçi Üniversitesi'nin çok iyi bir üniversite olduğunu duyduğumdan orayı konservatuvar olarak kullandım. Müzik odaları, kulüpleri, etkinlikleri... <br />
<br />
Şu anda müzikle uğraşmasanız psikolog olarak hayatınızı kazanır mısınız? <br />
<br />
Yok. Eğer klinik psikoloji yapmak istiyorsam master ve doktora yapmam gerekli. <br />
<br />
Hiç master yapıp mesleğinizde de uzmanlaşmayı düşünmediniz mi? <br />
<br />
Çok düşündüm ama hiç yapamadım. Müzik içime girmiş bir zehir gibi. <br />
<br />
Seyyal Taner ve İlhan İrem'le girmiş bir zehir... Onlarla tanıştınız mı? <br />
<br />
Yok tanışamadım ama isterdim tanışmayı. Üstelik İlhan İrem'de Bursalı. Biz de Bursalıyız hatta benim teyzem onunla aynı gitar kursuna gidiyormuş. Hatta teyzem sanatçı olmayı çok istiyordu ama o dönemde babası izin vermediği için olamamış. Beni en çok etkileyen teyzemdir aslında. Daha doğrusu içime müziği işleyen kişidir. <br />
<br />
Kurduğunuz grupta başka kimler vardı? <br />
<br />
Buket Doran, Emine Topçu ve Çiğdem İyitanır. Herkes müziğe devam ediyor, hatta geçenlerde bir konser için bile olsa 'Aint Blonde' grubunu tekrar bir araya getirelim diye konuştuk. <br />
<br />
Sezen Aksu'dan çok şey öğrendim <br />
<br />
'Aint Blonde' nasıl bir gruptu? <br />
<br />
Grup 1992'de kurulduğunda çok ses getirdik. Zaten o zaman bir biz, bir de 'Volvox' vardı. İki yıl sonra grup dağıldı. Bir grupta dört beş kızın bir arada olması gerçekten de çok zor. Çünkü kızların 'Yok babam, yok sevgilim' gibi problemleri oluyor. <br />
<br />
Albüm öncesi vokalistlik yaptığınızı biliyoruz? <br />
<br />
Evet. Sezen Aksu, Nazan Öncel, Teoman ve Şebnem Ferah'a vokalistlik yaptım. Aynı zamanda 'Kutsal Hazine Avcıları' adı ile Eylül'de program yapıyordum. <br />
<br />
Sezen Aksu ile tanışmanız nasıl oldu? <br />
<br />
Sezen Aksu ile tanışmam Teoman sayesinde oldu. Teoman eski arkadaşımdır. Bir gün beni aradı ve 'Kutsal ya Sezen Aksu'ya çok acayip bir klip çekiyorlarmış. 3 gün sürecek ve müzisyen olan değişik tipler arıyorlar' dedi. Seçmeler yapıldı ve seçildim. 'Beni al onu alma' klibinde trampet çalan benim. Klipte Sezen Aksu ile yakınlaştık ve böylece onunla çalışmaya başladım. <br />
<br />
Ne gibi bir tecrübe edindiniz Sezen Aksu ile çalışınca? <br />
<br />
Olgun bir sanatçı nasıl olunur onu gördüm. Keyifle çalıştım onunla ve insanın özgüvenini beslemesini çok iyi bilen birisi. Ayrıca ben ilk kez onunlayken 10 binlerce insana şarkı söyledim. <br />
<br />
İlk albümünüzden bahseder misiniz biraz? <br />
<br />
2001 yılının sonunda zor da olsa ilk albümüm çıktı. <br />
<br />
Neden zor oldu? <br />
<br />
Türkiye'nin şartları o zaman iyi değildi. Üç dört tane şirket değiştirdim. Albümü çıkardım ve 11 Eylül olayları oldu. Bu arada babam bana hep 'Sen albüm çıkardığında üçüncü dünya savaşı çıkacak' diyordu. Saldırının ertesi günü 'Dememiş miydim sana' diye beni aradı. Haliyle albümüm de etkilendi. <br />
<br />
Amerika'ya gidişiniz nasıl oldu peki? <br />
<br />
O zamanlar birlikte olduğum insan, Alper Çakır gitmeyi çok istiyordu ve ikimiz adına Greencard'a başvurdu. İlk sene ikimize de çıkmadı, ikinci sene bana çıktı ona çıkmadı. Sonra Alper ile Beyoğlu Hayal Kahvesi'nde evlenip Amerika'ya gittik. Uzun süredir birlikteydik ve zaten evlenecektik tarih konulmuş oldu. Fakat evliliğimiz sadece üç yıl sürdü. <br />
<br />
- İkinci albümünüzde dünyaca ünlü isimler var. Nasıl oldu bu buluşmalar? <br />
<br />
Türkiye'deyken Athena'nın albümünü yapan Jimmy Waldo ile bir arkadaşım tanışmıştı ve Amerika'ya gideceğimi öğrenince de 'Kutsal bu adamı ara' dedi. Ben de aradım ve gerisi geldi. <br />
<br />
Hem İngilizce hem de Türkçe albüm yapmak zor olmadı mı? <br />
<br />
Kitap yazsam daha kolay olurdu.Bir iki şarkı hariç hepsinin anlamı farklı. Burada 'Çırılçıplak' orada Naked' adıyla yayınlanıyor. <br />
<br />
Yakınlarda bir konseriniz var mı? <br />
<br />
9 Temmuz Çarşamba gecesi Beyoğlu'nda bir konserim olacak. <br />
<br />
<br />
kaynak : gecce.com]]></description>
			<content:encoded><![CDATA['Müzik içime girmiş bir zehir gibi''<br />
<br />
İkinci Albümü "Çırılçıplak"ı Piyasaya Sunan Kutsal, Müziksiz Yaşayamayanlardan.<br />
<br />
 <br />
Bugüne kadar Sezen Aksu'dan Şebnem Ferah'a kadar büyük isimlerle çalışmış olan ve ikinci albümü "Çırılçıplak"ı piyasaya sunan Kutsal, müziksiz yaşayamayanlardan. Aynı anda Amerika'da da "Naked" adıyla bir albüm çıkaran başka bir deyişle zoru başaran rockçı sansasyondan uzak ama huzur dolu bir müzikal arayış içerisinde. <br />
<br />
 <br />
Müziğe nasıl bulaştınız? <br />
<br />
3-yaşımdan beri şarkı söylüyorum. O zamanki makara bantlarda kaydedilmiş, İlhan İrem, Seyyal Taner şarkıları söylerkenki halim bile var. Hatta 'Boş ver boş ver arkadaş' diyemiyor, 'Boşbel, boşbel' diyebiliyormuşum. İlkokulda ne kadar etkinlik varsa hepsine katılıyordum. Sonra üniversiteye başladığım zaman bu işe daha profesyonel bakmaya başladım ve sadece kızlardan oluşan 'Aint Blonde'u kurdum. <br />
<br />
Üniversitede ne okudunuz? <br />
<br />
Boğaziçi Üniversitesi'nde psikoloji okudum. <br />
<br />
Neden müzik okumadınız? <br />
<br />
Ben çok bilinçli bir öğrenciydim, biraz da inektim. Lise 2'deyken çok araştırdım ve bana göre bir konservatuvar olmadığını gördüm. Konservatuvarda ya klasik Türk müziği öğretiliyordu, ya da klasik batı müziği. Batı pop müziği öğreten bir bölüm olmadığı için ve o zamanlar Boğaziçi Üniversitesi'nin çok iyi bir üniversite olduğunu duyduğumdan orayı konservatuvar olarak kullandım. Müzik odaları, kulüpleri, etkinlikleri... <br />
<br />
Şu anda müzikle uğraşmasanız psikolog olarak hayatınızı kazanır mısınız? <br />
<br />
Yok. Eğer klinik psikoloji yapmak istiyorsam master ve doktora yapmam gerekli. <br />
<br />
Hiç master yapıp mesleğinizde de uzmanlaşmayı düşünmediniz mi? <br />
<br />
Çok düşündüm ama hiç yapamadım. Müzik içime girmiş bir zehir gibi. <br />
<br />
Seyyal Taner ve İlhan İrem'le girmiş bir zehir... Onlarla tanıştınız mı? <br />
<br />
Yok tanışamadım ama isterdim tanışmayı. Üstelik İlhan İrem'de Bursalı. Biz de Bursalıyız hatta benim teyzem onunla aynı gitar kursuna gidiyormuş. Hatta teyzem sanatçı olmayı çok istiyordu ama o dönemde babası izin vermediği için olamamış. Beni en çok etkileyen teyzemdir aslında. Daha doğrusu içime müziği işleyen kişidir. <br />
<br />
Kurduğunuz grupta başka kimler vardı? <br />
<br />
Buket Doran, Emine Topçu ve Çiğdem İyitanır. Herkes müziğe devam ediyor, hatta geçenlerde bir konser için bile olsa 'Aint Blonde' grubunu tekrar bir araya getirelim diye konuştuk. <br />
<br />
Sezen Aksu'dan çok şey öğrendim <br />
<br />
'Aint Blonde' nasıl bir gruptu? <br />
<br />
Grup 1992'de kurulduğunda çok ses getirdik. Zaten o zaman bir biz, bir de 'Volvox' vardı. İki yıl sonra grup dağıldı. Bir grupta dört beş kızın bir arada olması gerçekten de çok zor. Çünkü kızların 'Yok babam, yok sevgilim' gibi problemleri oluyor. <br />
<br />
Albüm öncesi vokalistlik yaptığınızı biliyoruz? <br />
<br />
Evet. Sezen Aksu, Nazan Öncel, Teoman ve Şebnem Ferah'a vokalistlik yaptım. Aynı zamanda 'Kutsal Hazine Avcıları' adı ile Eylül'de program yapıyordum. <br />
<br />
Sezen Aksu ile tanışmanız nasıl oldu? <br />
<br />
Sezen Aksu ile tanışmam Teoman sayesinde oldu. Teoman eski arkadaşımdır. Bir gün beni aradı ve 'Kutsal ya Sezen Aksu'ya çok acayip bir klip çekiyorlarmış. 3 gün sürecek ve müzisyen olan değişik tipler arıyorlar' dedi. Seçmeler yapıldı ve seçildim. 'Beni al onu alma' klibinde trampet çalan benim. Klipte Sezen Aksu ile yakınlaştık ve böylece onunla çalışmaya başladım. <br />
<br />
Ne gibi bir tecrübe edindiniz Sezen Aksu ile çalışınca? <br />
<br />
Olgun bir sanatçı nasıl olunur onu gördüm. Keyifle çalıştım onunla ve insanın özgüvenini beslemesini çok iyi bilen birisi. Ayrıca ben ilk kez onunlayken 10 binlerce insana şarkı söyledim. <br />
<br />
İlk albümünüzden bahseder misiniz biraz? <br />
<br />
2001 yılının sonunda zor da olsa ilk albümüm çıktı. <br />
<br />
Neden zor oldu? <br />
<br />
Türkiye'nin şartları o zaman iyi değildi. Üç dört tane şirket değiştirdim. Albümü çıkardım ve 11 Eylül olayları oldu. Bu arada babam bana hep 'Sen albüm çıkardığında üçüncü dünya savaşı çıkacak' diyordu. Saldırının ertesi günü 'Dememiş miydim sana' diye beni aradı. Haliyle albümüm de etkilendi. <br />
<br />
Amerika'ya gidişiniz nasıl oldu peki? <br />
<br />
O zamanlar birlikte olduğum insan, Alper Çakır gitmeyi çok istiyordu ve ikimiz adına Greencard'a başvurdu. İlk sene ikimize de çıkmadı, ikinci sene bana çıktı ona çıkmadı. Sonra Alper ile Beyoğlu Hayal Kahvesi'nde evlenip Amerika'ya gittik. Uzun süredir birlikteydik ve zaten evlenecektik tarih konulmuş oldu. Fakat evliliğimiz sadece üç yıl sürdü. <br />
<br />
- İkinci albümünüzde dünyaca ünlü isimler var. Nasıl oldu bu buluşmalar? <br />
<br />
Türkiye'deyken Athena'nın albümünü yapan Jimmy Waldo ile bir arkadaşım tanışmıştı ve Amerika'ya gideceğimi öğrenince de 'Kutsal bu adamı ara' dedi. Ben de aradım ve gerisi geldi. <br />
<br />
Hem İngilizce hem de Türkçe albüm yapmak zor olmadı mı? <br />
<br />
Kitap yazsam daha kolay olurdu.Bir iki şarkı hariç hepsinin anlamı farklı. Burada 'Çırılçıplak' orada Naked' adıyla yayınlanıyor. <br />
<br />
Yakınlarda bir konseriniz var mı? <br />
<br />
9 Temmuz Çarşamba gecesi Beyoğlu'nda bir konserim olacak. <br />
<br />
<br />
kaynak : gecce.com]]></content:encoded>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[Atv Harika Pazar'da az sonra Sezen Konserlerinden görüntüler]]></title>
			<link>http://www.sezen-aksu.com/forum/showthread.php?tid=409</link>
			<pubDate>Sun, 06 Jul 2008 07:15:03 -0500</pubDate>
			<guid isPermaLink="false">http://www.sezen-aksu.com/forum/showthread.php?tid=409</guid>
			<description><![CDATA[az önce esprilerini gösterdiler<br />
hem de baya bir uzun gösterim oldu.<br />
az sonra da izmir'in kızları ve roman'ı gösterecekler<br />
sanıyorum izmir konserinden...<br />
atv harika pazar ..<br />
<br />
Sezen Aksu roman oynarsa böyle oynar diye anons geçiyorlar.]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[az önce esprilerini gösterdiler<br />
hem de baya bir uzun gösterim oldu.<br />
az sonra da izmir'in kızları ve roman'ı gösterecekler<br />
sanıyorum izmir konserinden...<br />
atv harika pazar ..<br />
<br />
Sezen Aksu roman oynarsa böyle oynar diye anons geçiyorlar.]]></content:encoded>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[TRT 2 - 14.15 - Deniz Yıldızı Albümü Tanıtımı]]></title>
			<link>http://www.sezen-aksu.com/forum/showthread.php?tid=408</link>
			<pubDate>Sun, 06 Jul 2008 03:10:45 -0500</pubDate>
			<guid isPermaLink="false">http://www.sezen-aksu.com/forum/showthread.php?tid=408</guid>
			<description><![CDATA[Selim İleri`nin Gözüyle kültür-sanat<br />
TRT 2 kültür-sanat programlarına bir yenisini daha ekliyor. Pazar günleri canlı olarak yayınlanacak "Selim İleri`nin Not Defterinden" adlı program, izleyici için yeni bir nefes olma düşüncesiyle yola çıkıyor.<br />
 <br />
Bir edebiyatçının gözünden haftanın önemli kültür-sanat olaylarından haberdar olarak onun sevdiği filmleri, okuduğu kitapları, dinlediği müzikleri öğrenme imkanı bulabilirsiniz. Programın bugün yayınlanacak ilk bölümünde aylık edebiyat dergileri, yazar Oktay Akbal , Sahaflar , Vesikalı Yarim , Büyükada ve edebiyatçılar, Aşk -ı Memnu dizisi ve Sezen Aksu `nun son albümü konu ediliyor. TRT 2 / 14.15<br />
<br />
<br />
kaynak : zaman gazetesi]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[Selim İleri`nin Gözüyle kültür-sanat<br />
TRT 2 kültür-sanat programlarına bir yenisini daha ekliyor. Pazar günleri canlı olarak yayınlanacak "Selim İleri`nin Not Defterinden" adlı program, izleyici için yeni bir nefes olma düşüncesiyle yola çıkıyor.<br />
 <br />
Bir edebiyatçının gözünden haftanın önemli kültür-sanat olaylarından haberdar olarak onun sevdiği filmleri, okuduğu kitapları, dinlediği müzikleri öğrenme imkanı bulabilirsiniz. Programın bugün yayınlanacak ilk bölümünde aylık edebiyat dergileri, yazar Oktay Akbal , Sahaflar , Vesikalı Yarim , Büyükada ve edebiyatçılar, Aşk -ı Memnu dizisi ve Sezen Aksu `nun son albümü konu ediliyor. TRT 2 / 14.15<br />
<br />
<br />
kaynak : zaman gazetesi]]></content:encoded>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[Sezen AKSU ile Deniz Yıldızları...]]></title>
			<link>http://www.sezen-aksu.com/forum/showthread.php?tid=407</link>
			<pubDate>Sun, 06 Jul 2008 00:47:49 -0500</pubDate>
			<guid isPermaLink="false">http://www.sezen-aksu.com/forum/showthread.php?tid=407</guid>
			<description><![CDATA[Parçalanmış ailelerin ne geçmişleri ne gelecekleri vardır. Sonsuz bir &#8216;şimdi&#8217;den ibarettir hayat onlar için. Ölümü kayıtsızlıkla karşılayabilirler. Yıkılabilecek bir şey kalmamıştır ki! <br />
<br />
Öyle bir aileden geldiğim için biliyorum. Babaannemin ölüm haberi geldiğinde, biz görüşmeyeli yirmi yıl olmuştu; babamı dünyaya getirmesi dışında, bir yabancı sayılırdı. Üzülmemiştim bile. Hakkında pek az şey biliyordum, yani sevmek için yeterince sebebim yoktu. <br />
<br />
Aylar sonra durup dururken İzmir&#8217;e gidip bütün bir günü onun evinde geçirdim. Sararmış fotoğraflara, el işi yatak örtülerine, sedef kakmalı mobilyalara baktım. Sonra yine işlemeli bir bohçada, babaannemin Rodos&#8217;ta, gemiye binmeden hemen önce çektirdiği fotoğrafını, Osmanlıca-Rumca yazılı pasaportunu ve gelinliğini buldum. İnsan eski pasaportunu niye saklar diye düşündüm. Demek ki hep dönmek istemişti. Boğazımda bir ağrı hissettim. Toz pembe gelinliği annemin eline tutuşturup soyundum. Tuhaf, kozmik bir andı... Gelinlik yıllardır beni bekliyordu sanki ve nihayet görevinin bittiğine kanaat getirmişti, üzerime geçirdiğim an, bir toz bulutu halinde, parça parça döküldü. <br />
<br />
O zaman ağlamaya başladım. Tanısam seveceğimi bildiğim babaannem için... Ailemin mazisini artık öğrenemeyeceğimi idrak ettiğim için... O unutulmuş mazinin yarattığı boşluk hiç kapanmayacağı için... <br />
<br />
Fotoğraflarla işlemeli yatak örtüsünü aldım bir tek. &#8216;Kalbim Ege&#8217;de Kaldı&#8217; diyen Sezen Aksu teskin etti ruhumu. Müziğin böyle şifalı bir etkisi var, evet. Burası tıpkı benim ailem gibi parçalı bir ülke ve bizler, farklı topraklardan gelen, kederi de sevinci de ayrı ayrı yaşayan bir insanlar topluluğuyuz ya; müzik birbirimizi anlamamızı sağlıyor. Eksik parçalar usul usul tamamlanıyor, tutunacak bir dalımız oluyor... Dinlerken hissettiklerimizin adını koyamasak da, bu böyle. <br />
<br />
Şimdi mesela Sezen Aksu&#8217;nun, zihinlerin çok karışık, geçmişin bulanık, geleceğin belirsiz olduğu bir zamanda yaptığı yeni albümü &#8216;Deniz Yıldızı&#8217;nı dinliyorum. Aksu hayatla, düzenle meselesini hiç olmadığı kadar açık seçik ortaya koyuyor. Geçmişe ve geleceğe bakıyor, başta Onno Tunç olmak üzere yitirdiklerini hatırlayarak karanlıkta yolunu bulmaya çalışıyor, toz haline gelmiş hatıraları rüzgara soruyor, başka bir dünyanın mümkünlerini arıyor... Şık şıkıdım &#8216;Menajer&#8217; bile ağır şeyler söylüyor. &#8220;Herkes helak, bize yeni menajer lazım&#8221; sözü eski menajeriyle arasındaki şahsi dargınlıktan fazla bir şeyi, hepimizi ilgilendiren geniş kapsamlı bir memnuniyetsizliği dile getiriyor sanki. Öte yandan &#8220;Her insan meyillidir ihanete, cinayete, her insan merhametli ve zalimdir ve gücün suç ortaklığında vicdan ilahi bir takiptir&#8221; diyen Aksu bireysel mücadelenin gücünü hatırlatıyor: &#8220;Deniz yıldızının hikayesidir hayat, ne kadar kurtarırsan kâr...&#8221; <br />
<br />
Sezen Aksu müziğiyle, birbirimizi daha çok sevmemiz için bir sebep teşkil ederken bir sürü deniz yıldızının da ruhunu kurtarıyor. Öyle ya; şefkatle sırtımızı okşayacak bir Nubar Terziyan&#8217;ımız yok artık belki ama nefes alıp verirken elimizi tutacak bir Sezen Aksu&#8217;muz var, neyse ki.]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[Parçalanmış ailelerin ne geçmişleri ne gelecekleri vardır. Sonsuz bir &#8216;şimdi&#8217;den ibarettir hayat onlar için. Ölümü kayıtsızlıkla karşılayabilirler. Yıkılabilecek bir şey kalmamıştır ki! <br />
<br />
Öyle bir aileden geldiğim için biliyorum. Babaannemin ölüm haberi geldiğinde, biz görüşmeyeli yirmi yıl olmuştu; babamı dünyaya getirmesi dışında, bir yabancı sayılırdı. Üzülmemiştim bile. Hakkında pek az şey biliyordum, yani sevmek için yeterince sebebim yoktu. <br />
<br />
Aylar sonra durup dururken İzmir&#8217;e gidip bütün bir günü onun evinde geçirdim. Sararmış fotoğraflara, el işi yatak örtülerine, sedef kakmalı mobilyalara baktım. Sonra yine işlemeli bir bohçada, babaannemin Rodos&#8217;ta, gemiye binmeden hemen önce çektirdiği fotoğrafını, Osmanlıca-Rumca yazılı pasaportunu ve gelinliğini buldum. İnsan eski pasaportunu niye saklar diye düşündüm. Demek ki hep dönmek istemişti. Boğazımda bir ağrı hissettim. Toz pembe gelinliği annemin eline tutuşturup soyundum. Tuhaf, kozmik bir andı... Gelinlik yıllardır beni bekliyordu sanki ve nihayet görevinin bittiğine kanaat getirmişti, üzerime geçirdiğim an, bir toz bulutu halinde, parça parça döküldü. <br />
<br />
O zaman ağlamaya başladım. Tanısam seveceğimi bildiğim babaannem için... Ailemin mazisini artık öğrenemeyeceğimi idrak ettiğim için... O unutulmuş mazinin yarattığı boşluk hiç kapanmayacağı için... <br />
<br />
Fotoğraflarla işlemeli yatak örtüsünü aldım bir tek. &#8216;Kalbim Ege&#8217;de Kaldı&#8217; diyen Sezen Aksu teskin etti ruhumu. Müziğin böyle şifalı bir etkisi var, evet. Burası tıpkı benim ailem gibi parçalı bir ülke ve bizler, farklı topraklardan gelen, kederi de sevinci de ayrı ayrı yaşayan bir insanlar topluluğuyuz ya; müzik birbirimizi anlamamızı sağlıyor. Eksik parçalar usul usul tamamlanıyor, tutunacak bir dalımız oluyor... Dinlerken hissettiklerimizin adını koyamasak da, bu böyle. <br />
<br />
Şimdi mesela Sezen Aksu&#8217;nun, zihinlerin çok karışık, geçmişin bulanık, geleceğin belirsiz olduğu bir zamanda yaptığı yeni albümü &#8216;Deniz Yıldızı&#8217;nı dinliyorum. Aksu hayatla, düzenle meselesini hiç olmadığı kadar açık seçik ortaya koyuyor. Geçmişe ve geleceğe bakıyor, başta Onno Tunç olmak üzere yitirdiklerini hatırlayarak karanlıkta yolunu bulmaya çalışıyor, toz haline gelmiş hatıraları rüzgara soruyor, başka bir dünyanın mümkünlerini arıyor... Şık şıkıdım &#8216;Menajer&#8217; bile ağır şeyler söylüyor. &#8220;Herkes helak, bize yeni menajer lazım&#8221; sözü eski menajeriyle arasındaki şahsi dargınlıktan fazla bir şeyi, hepimizi ilgilendiren geniş kapsamlı bir memnuniyetsizliği dile getiriyor sanki. Öte yandan &#8220;Her insan meyillidir ihanete, cinayete, her insan merhametli ve zalimdir ve gücün suç ortaklığında vicdan ilahi bir takiptir&#8221; diyen Aksu bireysel mücadelenin gücünü hatırlatıyor: &#8220;Deniz yıldızının hikayesidir hayat, ne kadar kurtarırsan kâr...&#8221; <br />
<br />
Sezen Aksu müziğiyle, birbirimizi daha çok sevmemiz için bir sebep teşkil ederken bir sürü deniz yıldızının da ruhunu kurtarıyor. Öyle ya; şefkatle sırtımızı okşayacak bir Nubar Terziyan&#8217;ımız yok artık belki ama nefes alıp verirken elimizi tutacak bir Sezen Aksu&#8217;muz var, neyse ki.]]></content:encoded>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[Ya Jilet atacaksınız, Ya göbek...]]></title>
			<link>http://www.sezen-aksu.com/forum/showthread.php?tid=406</link>
			<pubDate>Sun, 06 Jul 2008 00:00:48 -0500</pubDate>
			<guid isPermaLink="false">http://www.sezen-aksu.com/forum/showthread.php?tid=406</guid>
			<description><![CDATA[<br />
<br />
Sezen Aksu'nun son albümü Deniz Yıldızı, klasik Sezen dinleyicisini biraz üzebilir. Beklenen pop düzenlemelerin yerini caz tınıları almış. Ama tabii temelde Sezen var, damardan. Ya jilet atacaksınız, ya göbek.... <br />
<br />
Sezen Aksu bir kere Türkiye'nin hafızası, kolektif belleği. Yani ona, onun tarihine, saçına başına, tarzına, sesinin tonuna, yüzüne bakarak Türkiye'nin son 30 yılını adım adım takip edebilirsiniz. O yüzden Sezen Aksu'nun albümünü klasik albümler gibi eleştiremezsiniz. Zira böyle eleştirirseniz yanlış sonuçlara ulaşırsınız. Benim önerim şarkılara şöyle yakından bakmak, iki haftadır dinlememe rağmen 'ilk izlenimler' yazmak. Zira bu tip albümler zamanla şekilleniyor insanın kafasında. Bu, klasik bir dünya müziği albümü bir kere. Yani yurtiçine olduğu kadar yurtdışına da hazırlanmış. Bugün Arto Tunçboyaciyan (soyadı böyle yazıyor albümde) bu alanda çok tanınmış birisi ve yaptığı işler belli çevrelerde dikkat çeker. Albüm onun müzik kültürü ve bilgisini yansıtıyor. Bugün herhangi bir ülkede, herhangi bir müzik markette ilgili rafta karşınıza çıkabilir. Kapak tasarımı bile bir Latin ya da Fado albümü lezzetinde. Belki tam da bu noktada Deniz Yıldızı, klasik Sezen dinleyicisini hafif üzecek. Elbet sevecekler bu albümü ama daha pop düzenlemeler beklediklerini tanıdığım Sezencilerden duymadım değil. Yani müzik arkada, Sezen önde. Bu albüm öyle değil. Arto ve Armenian Navy Band'in katkıları pop değil, caz yönünde olmuş. Biraz dünya cazına yakın, daha klasik tarzda düzenlemeler. Ama tabii temelde Sezen var. Damardan. Ya jilet atacaksın, ya göbek. Bu albüm çok jilet, az göbek attırıyor. Zira dedik ya Sezen albümleri dönemleri yansıtır. Bu dönem de biraz böyle... Biz dramatik şeyleri severiz. Sezen Aksu da öyle... Olayları alatırken büyütmek, his fırtınaları yaratmak, mesajların altını kalın kalın çizmek, göstermek... Kapaktaki gözleri kapalı önüne bakan Sezen boşuna değil yani. Bunlar bizim sevdiğimiz şeyler. Sezen Aksu bir kere Türkiye'nin hafızası, kolektif belleği. Yani ona, onun tarihine, saçına başına, tarzına, sesinin tonuna, yüzüne bakarak Türkiye'nin son 30 yılını adım adım takip edebilirsiniz. O yüzden Sezen Aksu'nun albümünü klasik albümler gibi eleştiremezsiniz. Zira böyle eleştirirseniz yanlış sonuçlara ulaşırsınız. Benim önerim şarkılara şöyle yakından bakmak, iki haftadır dinlememe rağmen 'ilk izlenimler' yazmak. Zira bu tip albümler zamanla şekilleniyor insanın kafasında. Bu, klasik bir dünya müziği albümü bir kere. Yani yurtiçine olduğu kadar yurtdışına da hazırlanmış. Bugün Arto Tunçboyaciyan (soyadı böyle yazıyor albümde) bu alanda çok tanınmış birisi ve yaptığı işler belli çevrelerde dikkat çeker. Albüm onun müzik kültürü ve bilgisini yansıtıyor. Bugün herhangi bir ülkede, herhangi bir müzik markette ilgili rafta karşınıza çıkabilir. Kapak tasarımı bile bir Latin ya da Fado albümü lezzetinde. Belki tam da bu noktada Deniz Yıldızı, klasik Sezen dinleyicisini hafif üzecek. Elbet sevecekler bu albümü ama daha pop düzenlemeler beklediklerini tanıdığım Sezencilerden duymadım değil. Yani müzik arkada, Sezen önde. Bu albüm öyle değil. Arto ve Armenian Navy Band'in katkıları pop değil, caz yönünde olmuş. Biraz dünya cazına yakın, daha klasik tarzda düzenlemeler. Ama tabii temelde Sezen var. Damardan. Ya jilet atacaksın, ya göbek. Bu albüm çok jilet, az göbek attırıyor. Zira dedik ya Sezen albümleri dönemleri yansıtır. Bu dönem de biraz böyle... Biz dramatik şeyleri severiz. Sezen Aksu da öyle... Olayları alatırken büyütmek, his fırtınaları yaratmak, mesajların altını kalın kalın çizmek, göstermek... Kapaktaki gözleri kapalı önüne bakan Sezen boşuna değil yani. Bunlar bizim sevdiğimiz şeyler. <br />
<br />
Deniz Yıldızı <br />
Arto Tunçboyaciyan imzalı güzel bir Akdeniz şarkısı. Albümün de anlamını açıklıyor. Albüm kitapçığından okuyunuz. Tunçboyaciyan imzalı tüm şarkılar bir tür caz/world music dokunuşuna sahip. Nefeslilerin kullanımı (bkz. Armenian Navy Band) dikkat çekici. Yalnız "Dört buçuk yıl önce abin geldiğinde de çok duygulanmıştım..." dizesi havada kalmış. Şarkının özüyle ilgisi olmayan, diğer yeğene bir 'güzellik' olmalı. <br />
<br />
Yol Arkadaşım <br />
Müziğiyle en etkileyici şarkılardan biri. Bu Sezen Aksu bestesinde onun Arto Tunçboyaciyan ile arasındaki farklar açıkça belli oluyor. İkisi de dramatik, ikisi de duygulu, ama Sezen daha pop. Arto daha karanlık bir yerlere sürüklüyor sizi. <br />
<br />
On: Ay <br />
Onno Tunç'un piyanosuna kızı Ayda Tunç, kemanla eşlik ediyor. Ravel'in piyano, çello ve keman için yazdığı sonatları andıran bir havada geçen 2 dakika 10 saniye. Rahmetli çok değişik bir müzisyen. Belli. Bu bölüm en sevdiğim yer oldu. <br />
<br />
Hâlâ Haber Bekliyorum Senden<br />
Etnik müziğin caz disipliniyle birleştiği bir Arto Tunç bestesi. Bir nevi caz türküsü. Özellikle ilerleyen bölümlerde...<br />
<br />
Kırık Vals <br />
Kocaman kanayan bir yürek. Bu albümde her yerde bu var. Biraz klişe ama öyle. Üstelik bir adet de değil. Yazdığı sözlere bakarsak Yıldırım Türker'in de nostalji yüklü kanayan bir yüreği var. Etti iki. Arto'yu da ekleyin üç. Ah o eski zamanlar tonunda bir duygusallık, iyisiyle kötüsüyle kaybolan bir dünyaya ağıt. Herkes ne kadar yaralı... <br />
<br />
Güvercin <br />
Sezen Aksu'dan Hrant Dink'e... Çok fena anıları canlandırmakla birlikte bu dokunaklı şarkı, insanın yine de garip bir şekilde içini açıyor. Sezen Aksu farkı bu olsa gerek. Mühim detay: Bu şarkının içine Kenny G kaçmış. Soprano saksofon bu güzelim şarkıya olmuş mu şimdi? Ucuzlatmaktan başka ne işe yaramış? <br />
<br />
Roman<br />
5 dakikalık duygu yüklü bir ağıtın ardından Sezen Aksu bir ki/bir ki/bir ki/bir ki üç diyerek tempoyu veriyor. Şimdi eğlenme zamanı. 9/8'lik ritim genlerimizde var, duyunca eliniz dursa ayağınız oynuyor. Nefesliler belki de en iyi buraya uymuş. <br />
<br />
İzmir'in Kızları <br />
Bütün İzmirli kızları mest edecek Sezen Aksu klasiği. Müziğiyle, sözleriyle operet şarkısı tadında gayet tiyatral, sahnede izlemesi herhalde dinlemekten çok daha keyifli bir şarkı. Albümün insanı hüzne boğmayan üç şarkısından biri. Zaten eleştirirsem "İzmir'in kızları çırasını yakar adamın." Daha ne diyeyim. Burası sözün bittiği yer. <br />
<br />
Kutlama <br />
Çok güzel, çok romantik ve gene çok içli ve hüzünlü bir şarkı, bir Arto Tunç bestesi. Balkan, Doğu Avrupa tarzında akordeon, piyano ve kemanın ön plana çıktığı bir şarkı. "Başlıyor ömrümde yeni bir fasıl" diye bitiyor. Güzel bitiş. <br />
<br />
Sor Beni <br />
Kemençe ve duduk, çağdaş birer enstrüman olarak nasıl kullanılabilir sorusunun yanıtı burada. Temel olarak farklı bir düzenlemeyle bir rock baladı da olabilirmiş. Ve hep beraber yine ve hep ağlıyoruz bu şarkıda... <br />
<br />
Memet <br />
Sözleri yeter. <br />
<br />
Tanrı'nın Gözyaşları <br />
Mehmet'in Türküsü'nden sonra bu defa memleketin doğusuna içeriden bir Sezen Aksu bakışı. Ben en çok "Bir büyük gözaltı hayatımız" kısmını sevdim. <br />
<br />
Menajer <br />
Albümün ender eğlenceli şarkılarından. Zurna ön plana çıkmış. Sezen burada coşkuyu veriyor birilerine. Yaşar Gaga'ya mı? Bilmem. Artık anlayan anlasın, kim üzerine alınacaksa. <br />
<br />
Beşik <br />
Piyano ve duduk eşliğinde damardan bir kapanış. "Bu acıyı çekmeye geldik, gidiyoruz" dizesi ve kafası. Herhalde klasik Sezen hayranlarını üzerinde Pink Floyd'un Time'ının benim üzerimde yarattığı etkiyi yaratıyor. Tek farkla. Sezen çare olarak aşk öneriyor, ama Pink Floyd'un İngiliz karamsarlığında aşk falan yok. Sadece akıp geçen zaman var. Sezen "Böyle yazdık vasiyetimizi," demiş ve son sözü söylemiş. Roger Waters "Zaman doldu şarkı bitti, oysa daha söyleyecek ne çok şey vardı," der. Böyle yarım bırakır. Doğasına daha uygun tabiatın. Tamamlanmış hayat diye bir şey var mı ki? <br />
<br />
Son söz: Arto'yu da sayarsak üç adet kanayan yürek, albümü ve iki haftadır aralıksız dinleyen beni fena halde yasa ve kedere boğdu. Harika olmakla birlikte bitmeyen bir ana haber bülteni izler gibi oldum. Şimdi EMI'ın yolladığı üç CD'lik Whitesnake 30. yıl özel albümüne kapağı atmayı düşünüyorum. Derin bir nefes ve saygıyla huzurlarınızdan ayrılıyorum.]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<br />
<br />
Sezen Aksu'nun son albümü Deniz Yıldızı, klasik Sezen dinleyicisini biraz üzebilir. Beklenen pop düzenlemelerin yerini caz tınıları almış. Ama tabii temelde Sezen var, damardan. Ya jilet atacaksınız, ya göbek.... <br />
<br />
Sezen Aksu bir kere Türkiye'nin hafızası, kolektif belleği. Yani ona, onun tarihine, saçına başına, tarzına, sesinin tonuna, yüzüne bakarak Türkiye'nin son 30 yılını adım adım takip edebilirsiniz. O yüzden Sezen Aksu'nun albümünü klasik albümler gibi eleştiremezsiniz. Zira böyle eleştirirseniz yanlış sonuçlara ulaşırsınız. Benim önerim şarkılara şöyle yakından bakmak, iki haftadır dinlememe rağmen 'ilk izlenimler' yazmak. Zira bu tip albümler zamanla şekilleniyor insanın kafasında. Bu, klasik bir dünya müziği albümü bir kere. Yani yurtiçine olduğu kadar yurtdışına da hazırlanmış. Bugün Arto Tunçboyaciyan (soyadı böyle yazıyor albümde) bu alanda çok tanınmış birisi ve yaptığı işler belli çevrelerde dikkat çeker. Albüm onun müzik kültürü ve bilgisini yansıtıyor. Bugün herhangi bir ülkede, herhangi bir müzik markette ilgili rafta karşınıza çıkabilir. Kapak tasarımı bile bir Latin ya da Fado albümü lezzetinde. Belki tam da bu noktada Deniz Yıldızı, klasik Sezen dinleyicisini hafif üzecek. Elbet sevecekler bu albümü ama daha pop düzenlemeler beklediklerini tanıdığım Sezencilerden duymadım değil. Yani müzik arkada, Sezen önde. Bu albüm öyle değil. Arto ve Armenian Navy Band'in katkıları pop değil, caz yönünde olmuş. Biraz dünya cazına yakın, daha klasik tarzda düzenlemeler. Ama tabii temelde Sezen var. Damardan. Ya jilet atacaksın, ya göbek. Bu albüm çok jilet, az göbek attırıyor. Zira dedik ya Sezen albümleri dönemleri yansıtır. Bu dönem de biraz böyle... Biz dramatik şeyleri severiz. Sezen Aksu da öyle... Olayları alatırken büyütmek, his fırtınaları yaratmak, mesajların altını kalın kalın çizmek, göstermek... Kapaktaki gözleri kapalı önüne bakan Sezen boşuna değil yani. Bunlar bizim sevdiğimiz şeyler. Sezen Aksu bir kere Türkiye'nin hafızası, kolektif belleği. Yani ona, onun tarihine, saçına başına, tarzına, sesinin tonuna, yüzüne bakarak Türkiye'nin son 30 yılını adım adım takip edebilirsiniz. O yüzden Sezen Aksu'nun albümünü klasik albümler gibi eleştiremezsiniz. Zira böyle eleştirirseniz yanlış sonuçlara ulaşırsınız. Benim önerim şarkılara şöyle yakından bakmak, iki haftadır dinlememe rağmen 'ilk izlenimler' yazmak. Zira bu tip albümler zamanla şekilleniyor insanın kafasında. Bu, klasik bir dünya müziği albümü bir kere. Yani yurtiçine olduğu kadar yurtdışına da hazırlanmış. Bugün Arto Tunçboyaciyan (soyadı böyle yazıyor albümde) bu alanda çok tanınmış birisi ve yaptığı işler belli çevrelerde dikkat çeker. Albüm onun müzik kültürü ve bilgisini yansıtıyor. Bugün herhangi bir ülkede, herhangi bir müzik markette ilgili rafta karşınıza çıkabilir. Kapak tasarımı bile bir Latin ya da Fado albümü lezzetinde. Belki tam da bu noktada Deniz Yıldızı, klasik Sezen dinleyicisini hafif üzecek. Elbet sevecekler bu albümü ama daha pop düzenlemeler beklediklerini tanıdığım Sezencilerden duymadım değil. Yani müzik arkada, Sezen önde. Bu albüm öyle değil. Arto ve Armenian Navy Band'in katkıları pop değil, caz yönünde olmuş. Biraz dünya cazına yakın, daha klasik tarzda düzenlemeler. Ama tabii temelde Sezen var. Damardan. Ya jilet atacaksın, ya göbek. Bu albüm çok jilet, az göbek attırıyor. Zira dedik ya Sezen albümleri dönemleri yansıtır. Bu dönem de biraz böyle... Biz dramatik şeyleri severiz. Sezen Aksu da öyle... Olayları alatırken büyütmek, his fırtınaları yaratmak, mesajların altını kalın kalın çizmek, göstermek... Kapaktaki gözleri kapalı önüne bakan Sezen boşuna değil yani. Bunlar bizim sevdiğimiz şeyler. <br />
<br />
Deniz Yıldızı <br />
Arto Tunçboyaciyan imzalı güzel bir Akdeniz şarkısı. Albümün de anlamını açıklıyor. Albüm kitapçığından okuyunuz. Tunçboyaciyan imzalı tüm şarkılar bir tür caz/world music dokunuşuna sahip. Nefeslilerin kullanımı (bkz. Armenian Navy Band) dikkat çekici. Yalnız "Dört buçuk yıl önce abin geldiğinde de çok duygulanmıştım..." dizesi havada kalmış. Şarkının özüyle ilgisi olmayan, diğer yeğene bir 'güzellik' olmalı. <br />
<br />
Yol Arkadaşım <br />
Müziğiyle en etkileyici şarkılardan biri. Bu Sezen Aksu bestesinde onun Arto Tunçboyaciyan ile arasındaki farklar açıkça belli oluyor. İkisi de dramatik, ikisi de duygulu, ama Sezen daha pop. Arto daha karanlık bir yerlere sürüklüyor sizi. <br />
<br />
On: Ay <br />
Onno Tunç'un piyanosuna kızı Ayda Tunç, kemanla eşlik ediyor. Ravel'in piyano, çello ve keman için yazdığı sonatları andıran bir havada geçen 2 dakika 10 saniye. Rahmetli çok değişik bir müzisyen. Belli. Bu bölüm en sevdiğim yer oldu. <br />
<br />
Hâlâ Haber Bekliyorum Senden<br />
Etnik müziğin caz disipliniyle birleştiği bir Arto Tunç bestesi. Bir nevi caz türküsü. Özellikle ilerleyen bölümlerde...<br />
<br />
Kırık Vals <br />
Kocaman kanayan bir yürek. Bu albümde her yerde bu var. Biraz klişe ama öyle. Üstelik bir adet de değil. Yazdığı sözlere bakarsak Yıldırım Türker'in de nostalji yüklü kanayan bir yüreği var. Etti iki. Arto'yu da ekleyin üç. Ah o eski zamanlar tonunda bir duygusallık, iyisiyle kötüsüyle kaybolan bir dünyaya ağıt. Herkes ne kadar yaralı... <br />
<br />
Güvercin <br />
Sezen Aksu'dan Hrant Dink'e... Çok fena anıları canlandırmakla birlikte bu dokunaklı şarkı, insanın yine de garip bir şekilde içini açıyor. Sezen Aksu farkı bu olsa gerek. Mühim detay: Bu şarkının içine Kenny G kaçmış. Soprano saksofon bu güzelim şarkıya olmuş mu şimdi? Ucuzlatmaktan başka ne işe yaramış? <br />
<br />
Roman<br />
5 dakikalık duygu yüklü bir ağıtın ardından Sezen Aksu bir ki/bir ki/bir ki/bir ki üç diyerek tempoyu veriyor. Şimdi eğlenme zamanı. 9/8'lik ritim genlerimizde var, duyunca eliniz dursa ayağınız oynuyor. Nefesliler belki de en iyi buraya uymuş. <br />
<br />
İzmir'in Kızları <br />
Bütün İzmirli kızları mest edecek Sezen Aksu klasiği. Müziğiyle, sözleriyle operet şarkısı tadında gayet tiyatral, sahnede izlemesi herhalde dinlemekten çok daha keyifli bir şarkı. Albümün insanı hüzne boğmayan üç şarkısından biri. Zaten eleştirirsem "İzmir'in kızları çırasını yakar adamın." Daha ne diyeyim. Burası sözün bittiği yer. <br />
<br />
Kutlama <br />
Çok güzel, çok romantik ve gene çok içli ve hüzünlü bir şarkı, bir Arto Tunç bestesi. Balkan, Doğu Avrupa tarzında akordeon, piyano ve kemanın ön plana çıktığı bir şarkı. "Başlıyor ömrümde yeni bir fasıl" diye bitiyor. Güzel bitiş. <br />
<br />
Sor Beni <br />
Kemençe ve duduk, çağdaş birer enstrüman olarak nasıl kullanılabilir sorusunun yanıtı burada. Temel olarak farklı bir düzenlemeyle bir rock baladı da olabilirmiş. Ve hep beraber yine ve hep ağlıyoruz bu şarkıda... <br />
<br />
Memet <br />
Sözleri yeter. <br />
<br />
Tanrı'nın Gözyaşları <br />
Mehmet'in Türküsü'nden sonra bu defa memleketin doğusuna içeriden bir Sezen Aksu bakışı. Ben en çok "Bir büyük gözaltı hayatımız" kısmını sevdim. <br />
<br />
Menajer <br />
Albümün ender eğlenceli şarkılarından. Zurna ön plana çıkmış. Sezen burada coşkuyu veriyor birilerine. Yaşar Gaga'ya mı? Bilmem. Artık anlayan anlasın, kim üzerine alınacaksa. <br />
<br />
Beşik <br />
Piyano ve duduk eşliğinde damardan bir kapanış. "Bu acıyı çekmeye geldik, gidiyoruz" dizesi ve kafası. Herhalde klasik Sezen hayranlarını üzerinde Pink Floyd'un Time'ının benim üzerimde yarattığı etkiyi yaratıyor. Tek farkla. Sezen çare olarak aşk öneriyor, ama Pink Floyd'un İngiliz karamsarlığında aşk falan yok. Sadece akıp geçen zaman var. Sezen "Böyle yazdık vasiyetimizi," demiş ve son sözü söylemiş. Roger Waters "Zaman doldu şarkı bitti, oysa daha söyleyecek ne çok şey vardı," der. Böyle yarım bırakır. Doğasına daha uygun tabiatın. Tamamlanmış hayat diye bir şey var mı ki? <br />
<br />
Son söz: Arto'yu da sayarsak üç adet kanayan yürek, albümü ve iki haftadır aralıksız dinleyen beni fena halde yasa ve kedere boğdu. Harika olmakla birlikte bitmeyen bir ana haber bülteni izler gibi oldum. Şimdi EMI'ın yolladığı üç CD'lik Whitesnake 30. yıl özel albümüne kapağı atmayı düşünüyorum. Derin bir nefes ve saygıyla huzurlarınızdan ayrılıyorum.]]></content:encoded>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[Sezen Aksu&#8217;dan geçmişine dair bir güzelleme: Deniz Yıldızı]]></title>
			<link>http://www.sezen-aksu.com/forum/showthread.php?tid=405</link>
			<pubDate>Sat, 05 Jul 2008 07:29:59 -0500</pubDate>
			<guid isPermaLink="false">http://www.sezen-aksu.com/forum/showthread.php?tid=405</guid>
			<description><![CDATA[Sezen Aksu&#8217;dan geçmişine dair bir güzelleme: Deniz Yıldızı<br />
<br />
Sezen Aksu&#8217;nun yeni albümü &#8216;Deniz Yıldızı&#8217; nihayet çıktı. Nihayet diyoruz, çünkü kaç sanatçının albümünü bir ailenin üç kuşağı birden bekliyor ki bu devirde? Aksu, albümdeki &#8216;Güvercin&#8217; şarkısını Hrant Dink için yazmış. <br />
<br />
Bizim ne güzel bir şarkı geleneğimiz var aslında, asırlarca devam eden. Ya da &#8216;vardı&#8217; mı demeli? Hanidir hiçbir şey anlatmayan şarkılar dinliyoruz çünkü. Böyle bir ortamda, hâlâ &#8216;şarkı&#8217; yazan, ilhamını yaşamından, okuduklarından, gördüklerinden, içinde yer aldığı toplumdan ve kendi kırılganlığından alan bir &#8216;uzun yol hikâyecisi&#8217; Sezen Aksu. Kaç kişinin albümü bir ailenin üç kuşağının birden &#8216;merakla beklediği&#8217; albüm oluyor ki bu topraklarda? Bu &#8216;hasret ve bekleyiş&#8217;, özenli kelimeleriyle herkesin hikâyesini anlatan Sezen Aksu&#8217;ya nasip oluyor; tekrar edebilecek bir &#8216;kendisi&#8217; olmayı başarabilen ender sanatçılarımızdan olduğu için. <br />
<br />
Ne iyi etmiş de Arto Tunç Boyacıyan&#8217;la çalışmış bu albümde Sezen Aksu. Yine ne iyi etmiş de Yıldırım Türker&#8217;in şiirlerini de bestelemiş. Arto Tunç Boyacıyan, hem folk&#8217;a getirdiği avant-garde bakışla, hem perküsyon ustası olmasından kaynaklanan, albümü bambaşka bir ritmik evrene oturtan komposizyonlarıyla Sezen Aksu&#8217;nun ruhunu kendisine en yakışan biçimde yansıtmayı başarmış. Örneğin Boyacıyan&#8217;ın kendi bestesi olan &#8216;Kutlama&#8217;, Sezen Aksu&#8217;ya her daim yakışan Egeli melodik örgünün tangoyla buluştuğu bir şarkı. Ayda Tunç&#8217;un kemanla çaldığı bölümler, Vahagn Hayrapetyan&#8217;ın akordiyonları bu şarkıya ancak kendilerince tamamlanabilecek bir bütünlük hissi veriyor. <br />
<br />
Bir başka Boyacıyan bestesi Kırık Vals, Yıldırım Türker&#8217;in Kırık Vals isimli şiirinden bestelenmiş. Nefesliler ve kanun, adeta bir Metin Erksan filminin dekoru gibi duruyor Kırık Vals&#8217;te. Keza Yıldırım Türker de &#8220;Eski filmler hâlâ o bahçede siyah beyaz ağlar.&#8221; diyor sözlerinde. Trompet, alto ve tenor saksafonlar albüm boyunca olduğu gibi bu şarkıda da çok güzel bir bütünlük hissi veriyor. Onno Tunç&#8217;un On: Ay isimli şarkısı da kendi çaldığı piyanolarla albümün bir başka sürprizi. Ne güzel Onno Tunç&#8217;la bu kadar &#8220;Onno Tunç müziği&#8221;ne yakışır bir albümde karşılaşmak. Güvercin&#8217;de Lübnanlı mistik ve filozof Halil Cibran&#8217;ın satırlarına göndermeler yapan, albüme ismini veren Deniz Yıldızı&#8217;nda Lauren Tseley&#8217;in &#8220;Deniz Yıldızı&#8217;nın Hikâyesi&#8221;nden ilhamını alan Sezen Aksu, tam da şarkı yazmanın neye dair olduğunu hatırlatıyor sanki. Esinlenmeye açık, hayatı seyretmeyen ama hayata nüfuz eden bir Ozan&#8217;ın okuduklarıyla, gördükleriyle şarkılarında etkileşmesi. Belki Sezen Aksu&#8217;nun şarkılarının her birinin &#8220;bir şey&#8221; anlatmayı bunca becerebilmesinin sırrı esinlenmeye ve öğrenmeye daima açık biri olmasından kaynaklanıyor. &#8220;Bir şey anlatmayan şarkılar&#8221;ın yazarları, bestecileri belki de hayatla Sezen kadar etkileşmiyor, esinsiz bir aceleyle yazıyorlardır şarkılarını kim bilir?.. <br />
<br />
<br />
<br />
Bu minvalde, &#8220;Deniz Yıldızı&#8221; hem Aksu&#8217;nun kendi hayatında gelmiş olduğu noktayı hem de toplumsal olarak geçmekte olduğumuz zamanı yansıtıyor. Biraz &#8220;insanoğlunun çiğ süt emmişliğini&#8221; kırıla kırıla anlamış, biraz başkaları tarafından yorulup hırpalanmış ama yine de deniz yıldızlarını ömrü yettiğince okyanuslarına döndürmeye niyetli bir kadının durduğu nokta orası. Bizi oraya çağırıyor, bir Deniz Yıldızı&#8217;nı daha kuruyup ölmekten kurtarmamız için. &#8220;Güvercin&#8221; şarkısını Hrant Dink için yazmış Sezen Aksu: &#8220;Gitti cancağızım gitti, Bitti Son İstanbul...&#8221; diyor. <br />
<br />
Artık gaydalarındaki dokuz sekizlikleri bedenimizle sayabilecek kadar seslerine alıştığımız Roman havalarına bir tane de Sezen Aksu eklemiş: Roman. İzmir&#8217;in Kızları ise, kendi İzmirliliğine ve geçmişine bir güzelleme. Kapak tasarımı Muratcan Oğuz&#8217;un güzelim fotoğraflarıyla, içindeki müziği çok doğru yansıtan bir çalışma olmuş. Deniz Yıldızı, özenli düzenlemeleri, zengin enstrümantasyonu ve üzerinde durduğu engin esin denizi sayesinde tam bir &#8220;beklemeye değdi&#8221; albümü olmuş. Herkes için, ama en çok da Deniz Yıldızlarını sahilde kururken görünce içi titreyenler için. Sezen Aksu&#8217;nun yeni şarkılarına denizden bir yıldız kaymış, herkesin dilekleri için...<br />
<br />
http://cumaertesi.zaman.com.tr/?bl=8&hn=5693<br />
<br />
<br />
]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[Sezen Aksu&#8217;dan geçmişine dair bir güzelleme: Deniz Yıldızı<br />
<br />
Sezen Aksu&#8217;nun yeni albümü &#8216;Deniz Yıldızı&#8217; nihayet çıktı. Nihayet diyoruz, çünkü kaç sanatçının albümünü bir ailenin üç kuşağı birden bekliyor ki bu devirde? Aksu, albümdeki &#8216;Güvercin&#8217; şarkısını Hrant Dink için yazmış. <br />
<br />
Bizim ne güzel bir şarkı geleneğimiz var aslında, asırlarca devam eden. Ya da &#8216;vardı&#8217; mı demeli? Hanidir hiçbir şey anlatmayan şarkılar dinliyoruz çünkü. Böyle bir ortamda, hâlâ &#8216;şarkı&#8217; yazan, ilhamını yaşamından, okuduklarından, gördüklerinden, içinde yer aldığı toplumdan ve kendi kırılganlığından alan bir &#8216;uzun yol hikâyecisi&#8217; Sezen Aksu. Kaç kişinin albümü bir ailenin üç kuşağının birden &#8216;merakla beklediği&#8217; albüm oluyor ki bu topraklarda? Bu &#8216;hasret ve bekleyiş&#8217;, özenli kelimeleriyle herkesin hikâyesini anlatan Sezen Aksu&#8217;ya nasip oluyor; tekrar edebilecek bir &#8216;kendisi&#8217; olmayı başarabilen ender sanatçılarımızdan olduğu için. <br />
<br />
Ne iyi etmiş de Arto Tunç Boyacıyan&#8217;la çalışmış bu albümde Sezen Aksu. Yine ne iyi etmiş de Yıldırım Türker&#8217;in şiirlerini de bestelemiş. Arto Tunç Boyacıyan, hem folk&#8217;a getirdiği avant-garde bakışla, hem perküsyon ustası olmasından kaynaklanan, albümü bambaşka bir ritmik evrene oturtan komposizyonlarıyla Sezen Aksu&#8217;nun ruhunu kendisine en yakışan biçimde yansıtmayı başarmış. Örneğin Boyacıyan&#8217;ın kendi bestesi olan &#8216;Kutlama&#8217;, Sezen Aksu&#8217;ya her daim yakışan Egeli melodik örgünün tangoyla buluştuğu bir şarkı. Ayda Tunç&#8217;un kemanla çaldığı bölümler, Vahagn Hayrapetyan&#8217;ın akordiyonları bu şarkıya ancak kendilerince tamamlanabilecek bir bütünlük hissi veriyor. <br />
<br />
Bir başka Boyacıyan bestesi Kırık Vals, Yıldırım Türker&#8217;in Kırık Vals isimli şiirinden bestelenmiş. Nefesliler ve kanun, adeta bir Metin Erksan filminin dekoru gibi duruyor Kırık Vals&#8217;te. Keza Yıldırım Türker de &#8220;Eski filmler hâlâ o bahçede siyah beyaz ağlar.&#8221; diyor sözlerinde. Trompet, alto ve tenor saksafonlar albüm boyunca olduğu gibi bu şarkıda da çok güzel bir bütünlük hissi veriyor. Onno Tunç&#8217;un On: Ay isimli şarkısı da kendi çaldığı piyanolarla albümün bir başka sürprizi. Ne güzel Onno Tunç&#8217;la bu kadar &#8220;Onno Tunç müziği&#8221;ne yakışır bir albümde karşılaşmak. Güvercin&#8217;de Lübnanlı mistik ve filozof Halil Cibran&#8217;ın satırlarına göndermeler yapan, albüme ismini veren Deniz Yıldızı&#8217;nda Lauren Tseley&#8217;in &#8220;Deniz Yıldızı&#8217;nın Hikâyesi&#8221;nden ilhamını alan Sezen Aksu, tam da şarkı yazmanın neye dair olduğunu hatırlatıyor sanki. Esinlenmeye açık, hayatı seyretmeyen ama hayata nüfuz eden bir Ozan&#8217;ın okuduklarıyla, gördükleriyle şarkılarında etkileşmesi. Belki Sezen Aksu&#8217;nun şarkılarının her birinin &#8220;bir şey&#8221; anlatmayı bunca becerebilmesinin sırrı esinlenmeye ve öğrenmeye daima açık biri olmasından kaynaklanıyor. &#8220;Bir şey anlatmayan şarkılar&#8221;ın yazarları, bestecileri belki de hayatla Sezen kadar etkileşmiyor, esinsiz bir aceleyle yazıyorlardır şarkılarını kim bilir?.. <br />
<br />
<br />
<br />
Bu minvalde, &#8220;Deniz Yıldızı&#8221; hem Aksu&#8217;nun kendi hayatında gelmiş olduğu noktayı hem de toplumsal olarak geçmekte olduğumuz zamanı yansıtıyor. Biraz &#8220;insanoğlunun çiğ süt emmişliğini&#8221; kırıla kırıla anlamış, biraz başkaları tarafından yorulup hırpalanmış ama yine de deniz yıldızlarını ömrü yettiğince okyanuslarına döndürmeye niyetli bir kadının durduğu nokta orası. Bizi oraya çağırıyor, bir Deniz Yıldızı&#8217;nı daha kuruyup ölmekten kurtarmamız için. &#8220;Güvercin&#8221; şarkısını Hrant Dink için yazmış Sezen Aksu: &#8220;Gitti cancağızım gitti, Bitti Son İstanbul...&#8221; diyor. <br />
<br />
Artık gaydalarındaki dokuz sekizlikleri bedenimizle sayabilecek kadar seslerine alıştığımız Roman havalarına bir tane de Sezen Aksu eklemiş: Roman. İzmir&#8217;in Kızları ise, kendi İzmirliliğine ve geçmişine bir güzelleme. Kapak tasarımı Muratcan Oğuz&#8217;un güzelim fotoğraflarıyla, içindeki müziği çok doğru yansıtan bir çalışma olmuş. Deniz Yıldızı, özenli düzenlemeleri, zengin enstrümantasyonu ve üzerinde durduğu engin esin denizi sayesinde tam bir &#8220;beklemeye değdi&#8221; albümü olmuş. Herkes için, ama en çok da Deniz Yıldızlarını sahilde kururken görünce içi titreyenler için. Sezen Aksu&#8217;nun yeni şarkılarına denizden bir yıldız kaymış, herkesin dilekleri için...<br />
<br />
http://cumaertesi.zaman.com.tr/?bl=8&hn=5693<br />
<br />
<br />
]]></content:encoded>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[Hıncal Uluç yazısı]]></title>
			<link>http://www.sezen-aksu.com/forum/showthread.php?tid=404</link>
			<pubDate>Fri, 04 Jul 2008 19:58:27 -0500</pubDate>
			<guid isPermaLink="false">http://www.sezen-aksu.com/forum/showthread.php?tid=404</guid>
			<description><![CDATA[Kraliçe çıplak.. Sezen'in albümü sıradan.. <br />
<br />
Evet efendim.. Son sözü en başta, başlıkta söyledim.. Kraliçe çıplak. Sezen'in son albümü sıradan.. Bu da bulduğum en zarif ifade..<br />
Eş, dost, fanatik, ondan bir şeyler uman, dostluğunu kaybetmekten korkan ya da en hafif deyişle kibar dostlar ve meslektaşların görüşlerini okudum dinlemeden önce.. Hemen hepsi ayniydi.. Yuvarlak laflarla beğeni ifadesi.. Ama hiçbirinde geçmişin Sezen albümlerinin verdiği coşkulu ifadeler yoktu.. "Harika.. Müthiş.. Muhteşem.. Klasik olur.. Hit olur.. Yıllar yılı ağızlardan düşmez.." demiyordu hiçbiri..<br />
"İyi işte!.." Buydu ortak lafları.. <br />
Bu laftan nefret eder hale geldim.. Birisi, ya da bir şey hakkında söyleyecek tek kelime bulamaz, kötülemek de istemezsek, bu sözü kullanır olduk..<br />
"Nasıl insandır?.." <br />
"Valla iyi insandır." <br />
Bitti.. Demek o adamın kayda değer hiçbir özelliği yok, ayrılıp söylenecek..<br />
Şimdi Sezen'in albümü için de görüşler öyle..<br />
"İyi!.." <br />
Ama ayrılan, sözü edilen tek bir şarkı dahi yok!..<br />
Tahmin ettim başıma geleceği.. Aldım CD'yi, taktım sete.. Dinledim..<br />
Şimdi ben Pop lafına aykırı düşen bir adamım.. Pop, popülerden gelir.. Yani güncel.. Oysa ben şarkıları genelde dinledikçe severim.. Aradan 6 ay geçtiği falan olur bazen.. Şarkının popluğu kalmaz, benim listeme girdiğinde.. Nostaljik olur.<br />
Bunun tek istisnası Sezen şarkılarıdır.. <br />
Sen Ağlama'yı sabahın 3.5'unda uyandırıp telefonda dinletti bana.. Uyku sersemi, telefonda şarkı ne kadar dinlenir.. <br />
"Milli marş olur" dedim, anında..<br />
En son, "Işık Doğudan Yükselir"in kayıtları bitmiş. O zaman Ulus'ta oturuyor.. Evine çağırdı "İlk sen dinle" diye.. Koştum.. Birer birer takıyor şarkıları teybe.. O çalıyor, ben mest.. O çalıyor, ben mest.. Yahu her şarkı yürekten, damardan, bir yerden vuruyor.. Bu ne iştir!.. "Ben Sezen'i çok severim de ondan mı" diye düşünürken, yandan bir haykırış.. "Abla o son şarkıyı bir daha çalsana.." <br />
Yanda inşaat var, ordaki inşaat işçisi de aşka gelmiş ilk dinleyişte.. Anlayın!..<br />
Şimdi bu yenisini bu güne dek 40 defa dinledim, iyi karar vereyim diye..<br />
Yok.. Yok.. Yok.. Yok oğlu yok.. <br />
Bu CD'de bir tek Sezen şarkısı yok. Bu CD'de kalacak şarkı yok..<br />
Hepsi birbirinin ayni sanki.. Şarkının bitip yenisinin başladığını dahi fark etmiyorsunuz. Hani koy sete.. Sen kitap oku, o arkadan çalsın.. O tür bir fon müziği CD'si olur..<br />
Aslında şarkı da söylemiyor sanki Sezen.. Hani şiirleri çok duygusal okursun da, arkandan müzik yüklenir, onun gibi.. Ama şiir de okumuyor. Öyle olsa her sözcüğü çok net anlarsın. Burada sözleri çözmek için eline plak kabını alıp takip etmen gerek..<br />
İki şarkıda melodi unsuru biraz vardı.. Birisi İzmir'in Kızları.. Ama ne kadar Ali Kocatepe'nin Kordon Boyu Faytonlar şarkısı, bu kadar olur.. Sezen mi Ali'nin etkisinde kaldı, yoksa ikisi de ayni eski bir İzmir türküsünden mi derlediler bilmem.. Ama bu ikisini arka arkaya dinleyin ne demek istediğimi anlarsınız..<br />
Öteki de Menajer.. Onun da lafları kötü.. "Bize yeni bir menajer lazım" lafını önce bir toplumsal hiciv, ironi sandım.. Ne gezer.. Aynen sözlük anlamı.. Menajer arayan şarkıcı ilan vermiş sanki..<br />
Sezen gibi bir söz cambazının "Menajer" lafının şarkı içinde ne işi olduğunu çok iyi bilmesi gerek.. O şarkı da laftan gitmiş..<br />
Deniz Yıldızı çok değil bir ay sonra dahi akla gelip yeniden dinlenecek bir CD değil.. 30 yıldır, 20 yıldır, 10 yıldır dinlediğim Sezen şarkıları nerde, bunlar nerde?..<br />
Son dönemin en güzel şarkısı, Betül Demir'in bu hafta çıkan CD'si Süper'de..<br />
Cıvıl cıvıl pop şarkıcısı Betül, rüzgâra kapılmış, Ebru Gündeş'in yoluna düşmüş, kendini inkâr edercesine acılı arabesk söylüyor, çastıra çastıra tempo ile.. Yazık ediyor.. O albümde Sezen'in şarkısı "Yeter" pırıl pırıl parlıyor!..<br />
İşte Sezen bu.. En iyi şarkılarını hep başkalarına verir..<br />
Geçmişte ne kavgalar etmiştik onunla.. Dinleyip de "Bunu verme sakın.. Kendine sakla" diye bas bas bağırınca ben, "Peki" der, arkamı dönünce de, evine gelip "Ne olur" diyen arkadaşlarını kıramazdı..<br />
Betül şarkının hakkını vermiş, tabii!..<br />
<br />
sabah gazetesi]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[Kraliçe çıplak.. Sezen'in albümü sıradan.. <br />
<br />
Evet efendim.. Son sözü en başta, başlıkta söyledim.. Kraliçe çıplak. Sezen'in son albümü sıradan.. Bu da bulduğum en zarif ifade..<br />
Eş, dost, fanatik, ondan bir şeyler uman, dostluğunu kaybetmekten korkan ya da en hafif deyişle kibar dostlar ve meslektaşların görüşlerini okudum dinlemeden önce.. Hemen hepsi ayniydi.. Yuvarlak laflarla beğeni ifadesi.. Ama hiçbirinde geçmişin Sezen albümlerinin verdiği coşkulu ifadeler yoktu.. "Harika.. Müthiş.. Muhteşem.. Klasik olur.. Hit olur.. Yıllar yılı ağızlardan düşmez.." demiyordu hiçbiri..<br />
"İyi işte!.." Buydu ortak lafları.. <br />
Bu laftan nefret eder hale geldim.. Birisi, ya da bir şey hakkında söyleyecek tek kelime bulamaz, kötülemek de istemezsek, bu sözü kullanır olduk..<br />
"Nasıl insandır?.." <br />
"Valla iyi insandır." <br />
Bitti.. Demek o adamın kayda değer hiçbir özelliği yok, ayrılıp söylenecek..<br />
Şimdi Sezen'in albümü için de görüşler öyle..<br />
"İyi!.." <br />
Ama ayrılan, sözü edilen tek bir şarkı dahi yok!..<br />
Tahmin ettim başıma geleceği.. Aldım CD'yi, taktım sete.. Dinledim..<br />
Şimdi ben Pop lafına aykırı düşen bir adamım.. Pop, popülerden gelir.. Yani güncel.. Oysa ben şarkıları genelde dinledikçe severim.. Aradan 6 ay geçtiği falan olur bazen.. Şarkının popluğu kalmaz, benim listeme girdiğinde.. Nostaljik olur.<br />
Bunun tek istisnası Sezen şarkılarıdır.. <br />
Sen Ağlama'yı sabahın 3.5'unda uyandırıp telefonda dinletti bana.. Uyku sersemi, telefonda şarkı ne kadar dinlenir.. <br />
"Milli marş olur" dedim, anında..<br />
En son, "Işık Doğudan Yükselir"in kayıtları bitmiş. O zaman Ulus'ta oturuyor.. Evine çağırdı "İlk sen dinle" diye.. Koştum.. Birer birer takıyor şarkıları teybe.. O çalıyor, ben mest.. O çalıyor, ben mest.. Yahu her şarkı yürekten, damardan, bir yerden vuruyor.. Bu ne iştir!.. "Ben Sezen'i çok severim de ondan mı" diye düşünürken, yandan bir haykırış.. "Abla o son şarkıyı bir daha çalsana.." <br />
Yanda inşaat var, ordaki inşaat işçisi de aşka gelmiş ilk dinleyişte.. Anlayın!..<br />
Şimdi bu yenisini bu güne dek 40 defa dinledim, iyi karar vereyim diye..<br />
Yok.. Yok.. Yok.. Yok oğlu yok.. <br />
Bu CD'de bir tek Sezen şarkısı yok. Bu CD'de kalacak şarkı yok..<br />
Hepsi birbirinin ayni sanki.. Şarkının bitip yenisinin başladığını dahi fark etmiyorsunuz. Hani koy sete.. Sen kitap oku, o arkadan çalsın.. O tür bir fon müziği CD'si olur..<br />
Aslında şarkı da söylemiyor sanki Sezen.. Hani şiirleri çok duygusal okursun da, arkandan müzik yüklenir, onun gibi.. Ama şiir de okumuyor. Öyle olsa her sözcüğü çok net anlarsın. Burada sözleri çözmek için eline plak kabını alıp takip etmen gerek..<br />
İki şarkıda melodi unsuru biraz vardı.. Birisi İzmir'in Kızları.. Ama ne kadar Ali Kocatepe'nin Kordon Boyu Faytonlar şarkısı, bu kadar olur.. Sezen mi Ali'nin etkisinde kaldı, yoksa ikisi de ayni eski bir İzmir türküsünden mi derlediler bilmem.. Ama bu ikisini arka arkaya dinleyin ne demek istediğimi anlarsınız..<br />
Öteki de Menajer.. Onun da lafları kötü.. "Bize yeni bir menajer lazım" lafını önce bir toplumsal hiciv, ironi sandım.. Ne gezer.. Aynen sözlük anlamı.. Menajer arayan şarkıcı ilan vermiş sanki..<br />
Sezen gibi bir söz cambazının "Menajer" lafının şarkı içinde ne işi olduğunu çok iyi bilmesi gerek.. O şarkı da laftan gitmiş..<br />
Deniz Yıldızı çok değil bir ay sonra dahi akla gelip yeniden dinlenecek bir CD değil.. 30 yıldır, 20 yıldır, 10 yıldır dinlediğim Sezen şarkıları nerde, bunlar nerde?..<br />
Son dönemin en güzel şarkısı, Betül Demir'in bu hafta çıkan CD'si Süper'de..<br />
Cıvıl cıvıl pop şarkıcısı Betül, rüzgâra kapılmış, Ebru Gündeş'in yoluna düşmüş, kendini inkâr edercesine acılı arabesk söylüyor, çastıra çastıra tempo ile.. Yazık ediyor.. O albümde Sezen'in şarkısı "Yeter" pırıl pırıl parlıyor!..<br />
İşte Sezen bu.. En iyi şarkılarını hep başkalarına verir..<br />
Geçmişte ne kavgalar etmiştik onunla.. Dinleyip de "Bunu verme sakın.. Kendine sakla" diye bas bas bağırınca ben, "Peki" der, arkamı dönünce de, evine gelip "Ne olur" diyen arkadaşlarını kıramazdı..<br />
Betül şarkının hakkını vermiş, tabii!..<br />
<br />
sabah gazetesi]]></content:encoded>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[Yaşar Gaga'yı gördüm sanki :)]]></title>
			<link>http://www.sezen-aksu.com/forum/showthread.php?tid=403</link>
			<pubDate>Fri, 04 Jul 2008 15:24:18 -0500</pubDate>
			<guid isPermaLink="false">http://www.sezen-aksu.com/forum/showthread.php?tid=403</guid>
			<description><![CDATA[Haberiniz var mı bilmiyorum, show tvde "şarkı söylemek lazım" yarışması tekrar başlıyor. (bu kez jenerikte başka bi şarkı duyuyoruz tabi ;) ) yaşar gagacım jüri üyesi olarak katılıyor yarışmaya. ne de özlemişim görünce pek sevindim :p]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[Haberiniz var mı bilmiyorum, show tvde "şarkı söylemek lazım" yarışması tekrar başlıyor. (bu kez jenerikte başka bi şarkı duyuyoruz tabi ;) ) yaşar gagacım jüri üyesi olarak katılıyor yarışmaya. ne de özlemişim görünce pek sevindim :p]]></content:encoded>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[Sezen&#8217;siz metamorfoz olmuyor]]></title>
			<link>http://www.sezen-aksu.com/forum/showthread.php?tid=401</link>
			<pubDate>Thu, 03 Jul 2008 23:36:05 -0500</pubDate>
			<guid isPermaLink="false">http://www.sezen-aksu.com/forum/showthread.php?tid=401</guid>
			<description><![CDATA[<br />
<br />
Sezen Aksu imzalı &#8216;Şıkıdım&#8217; ve &#8216;Şımarık&#8217; gibi şarkılarla satış rekorları kırıp, adını yurtdışında da duyuran Tarkan, son iki albümünde Aksu bestesine yer vermemişti. Ancak &#8216;Bounce&#8217; ve &#8216;Metamorfoz&#8217; adını taşıyan albümler hem ünlü popçu hem de hayranları için büyük bir hayal kırıklığına neden oldu. <br />
<br />
KRALİÇE&#8217;YE MÜRACAAT<br />
<br />
Her iki çalışması da satış listelerinde &#8216;yatan&#8217; Megastar, çareyi yine ilk göz ağrısına dönmekte buldu. &#8216;Kraliçem&#8217; dediği Sezen&#8217;in kapısını çalan Tarkan, eylül ayında çıkaracağı 4 şarkılık single için şarkı istedi. Tarkan&#8217;ın bu isteğini geri çevirmeyen Aksu, tam 3 eser verdi. Sezen, bununla da yetinmeyip albümün süpervizörlüğünü de üstlendi.<br />
<br />
Megastar&#8217;ın umut bağladığı şarkılardan biri &#8216;Biraz Nezaket&#8217; ismini taşıyan hareketli bir çalışma. Diğer ikisi ise slow. Tarkan&#8217;ın eylül ayında ortalığı yıkmaya hazırlandığı hit&#8217;i ise Aksu&#8217;nun bir dönem büyük aşk yaşadığı Önder Fırat için yazdığı &#8216;Aşkımız fuşya rengi kaderimiz değildi&#8217; adlı çalışma. <br />
<br />
Özlem UÇAR...]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<br />
<br />
Sezen Aksu imzalı &#8216;Şıkıdım&#8217; ve &#8216;Şımarık&#8217; gibi şarkılarla satış rekorları kırıp, adını yurtdışında da duyuran Tarkan, son iki albümünde Aksu bestesine yer vermemişti. Ancak &#8216;Bounce&#8217; ve &#8216;Metamorfoz&#8217; adını taşıyan albümler hem ünlü popçu hem de hayranları için büyük bir hayal kırıklığına neden oldu. <br />
<br />
KRALİÇE&#8217;YE MÜRACAAT<br />
<br />
Her iki çalışması da satış listelerinde &#8216;yatan&#8217; Megastar, çareyi yine ilk göz ağrısına dönmekte buldu. &#8216;Kraliçem&#8217; dediği Sezen&#8217;in kapısını çalan Tarkan, eylül ayında çıkaracağı 4 şarkılık single için şarkı istedi. Tarkan&#8217;ın bu isteğini geri çevirmeyen Aksu, tam 3 eser verdi. Sezen, bununla da yetinmeyip albümün süpervizörlüğünü de üstlendi.<br />
<br />
Megastar&#8217;ın umut bağladığı şarkılardan biri &#8216;Biraz Nezaket&#8217; ismini taşıyan hareketli bir çalışma. Diğer ikisi ise slow. Tarkan&#8217;ın eylül ayında ortalığı yıkmaya hazırlandığı hit&#8217;i ise Aksu&#8217;nun bir dönem büyük aşk yaşadığı Önder Fırat için yazdığı &#8216;Aşkımız fuşya rengi kaderimiz değildi&#8217; adlı çalışma. <br />
<br />
Özlem UÇAR...]]></content:encoded>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[18 Temmuz Harbiye Konserine en önden 2 kişilik bilet]]></title>
			<link>http://www.sezen-aksu.com/forum/showthread.php?tid=400</link>
			<pubDate>Thu, 03 Jul 2008 17:44:03 -0500</pubDate>
			<guid isPermaLink="false">http://www.sezen-aksu.com/forum/showthread.php?tid=400</guid>
			<description><![CDATA[18 Temmuz Harbiye Konserine A1 sırasından 7-8 no'lu, biletlerin satışa çıktığı gün büyük bir hevesle aldığım:'( 2 biletimi yurt dışına çıkmak zorunda kaldığım için satıyorum.<br />
<br />
Aslında gittigidiyor'dan satacaktım ama önce sitede bu biletleri gerçekten isteyen arkadaşlar olabileceğini düşündüm.<br />
<br />
Konsere gidenler bilirler Sezen konser ortalarında seyircilerin arasına girer ve orada şakalaşır.İşte bu koltuklar Sezen'in önüne geldiklerinden.Yani ona elinizi uzatacak kadar yakın olacaksınız;)Ve ben olamayacağım:'(<br />
<br />
Biletleri İstanbul'da (mümkünse Taksim) elden teslim ederim,hem de tanışmış oluruz:)<br />
<br />
Biletleri arttırmaya çıkarmıyorum,tanesi 110 YTL (benim de aldığım fiyat)<br />
<br />
Sanırım kapanın elinde kalacak.<br />
<br />
Görüşmek üzere(özel mail atarsanız sevinirim)]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[18 Temmuz Harbiye Konserine A1 sırasından 7-8 no'lu, biletlerin satışa çıktığı gün büyük bir hevesle aldığım:'( 2 biletimi yurt dışına çıkmak zorunda kaldığım için satıyorum.<br />
<br />
Aslında gittigidiyor'dan satacaktım ama önce sitede bu biletleri gerçekten isteyen arkadaşlar olabileceğini düşündüm.<br />
<br />
Konsere gidenler bilirler Sezen konser ortalarında seyircilerin arasına girer ve orada şakalaşır.İşte bu koltuklar Sezen'in önüne geldiklerinden.Yani ona elinizi uzatacak kadar yakın olacaksınız;)Ve ben olamayacağım:'(<br />
<br />
Biletleri İstanbul'da (mümkünse Taksim) elden teslim ederim,hem de tanışmış oluruz:)<br />
<br />
Biletleri arttırmaya çıkarmıyorum,tanesi 110 YTL (benim de aldığım fiyat)<br />
<br />
Sanırım kapanın elinde kalacak.<br />
<br />
Görüşmek üzere(özel mail atarsanız sevinirim)]]></content:encoded>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[sezen aksuyla 1 gün..]]></title>
			<link>http://www.sezen-aksu.com/forum/showthread.php?tid=399</link>
			<pubDate>Thu, 03 Jul 2008 10:59:30 -0500</pubDate>
			<guid isPermaLink="false">http://www.sezen-aksu.com/forum/showthread.php?tid=399</guid>
			<description><![CDATA[sezen aksuyla 1 gün geçirme şansınız olsa vaktinizi nasıl geçirmek isterdiniz ?<br />
<br />
gereksiz bi konu ama siteyide canlandırmak lazım biraz...:)]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[sezen aksuyla 1 gün geçirme şansınız olsa vaktinizi nasıl geçirmek isterdiniz ?<br />
<br />
gereksiz bi konu ama siteyide canlandırmak lazım biraz...:)]]></content:encoded>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[Minik Serçe halkla iç içe...]]></title>
			<link>http://www.sezen-aksu.com/forum/showthread.php?tid=394</link>
			<pubDate>Wed, 02 Jul 2008 23:42:42 -0500</pubDate>
			<guid isPermaLink="false">http://www.sezen-aksu.com/forum/showthread.php?tid=394</guid>
			<description><![CDATA[<br />
<br />
<br />
Minik Serçe halkla iç içe <br />
<br />
Mustafa DERYAHAN <br />
<br />
Sezen Aksu uzun bir aradan sonra Beylikdüzü'nde halk konseri verdi. Halk da ünlü sanatçıyı coşkuyla bağrına bastı.. <br />
<br />
Bu yıl dördüncüsü düzenlenen Beylikdüzü Yeşilvadi Kültür ve Sanat Festivali kapsamında önceki akşam, Sezen Aksu sahne aldı. Yoğun alkışlar eşliğinde sahneye çıkan Aksu binlerce seyirciyi şarkılarıyla coşturdu. 'Gel Gel Sarışınım' şarkısıyla konserine başlayan Aksu, anne ve babasının kendisinin şarkı söylemesini istemediğini ancak zamanla alıştıklarını anlattı.<br />
<br />
SAHNELERİ BIRAKMAM <br />
Sahneyi bırakmayı hiçbir zaman düşünmediğini ifade eden sanatçı, "Allah bana sağlık verdiği sürece her zaman siz sevenlerimle birlikte olacağım" diye konuştu. Kırmızı kıyafetiyle dikkat çeken Aksu, seslendirdiği klasik şarkılarının yanı sıra yeni şarkılarıyla da hayranlarına müzik dolu unutulmaz bir gece yaşattı. Ücretsiz konserde organizasyon bozukluğu nedeniyle Minik Serçe'nin hayranları ile güvenlik görevlileri arasında zaman zaman tartışma da yaşandı.<br />
<br />
BRYAN ADAMS SÜRPRİZİ <br />
7 Temmuz'a kadar devam edecek festivale ev sahipliği yapan Belediye Başkanı Vehbi Orakçı, "Her geçen yıl daha iyisini yapmak için çalışıyoruz. Benim amacım dünyaca ünlü yıldızları buraya getirebilmek. Birkaç isimle görüşüyoruz. Bunlardan biri de Bryan Adams, umarım anlaşabiliriz dedi.]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<br />
<br />
<br />
Minik Serçe halkla iç içe <br />
<br />
Mustafa DERYAHAN <br />
<br />
Sezen Aksu uzun bir aradan sonra Beylikdüzü'nde halk konseri verdi. Halk da ünlü sanatçıyı coşkuyla bağrına bastı.. <br />
<br />
Bu yıl dördüncüsü düzenlenen Beylikdüzü Yeşilvadi Kültür ve Sanat Festivali kapsamında önceki akşam, Sezen Aksu sahne aldı. Yoğun alkışlar eşliğinde sahneye çıkan Aksu binlerce seyirciyi şarkılarıyla coşturdu. 'Gel Gel Sarışınım' şarkısıyla konserine başlayan Aksu, anne ve babasının kendisinin şarkı söylemesini istemediğini ancak zamanla alıştıklarını anlattı.<br />
<br />
SAHNELERİ BIRAKMAM <br />
Sahneyi bırakmayı hiçbir zaman düşünmediğini ifade eden sanatçı, "Allah bana sağlık verdiği sürece her zaman siz sevenlerimle birlikte olacağım" diye konuştu. Kırmızı kıyafetiyle dikkat çeken Aksu, seslendirdiği klasik şarkılarının yanı sıra yeni şarkılarıyla da hayranlarına müzik dolu unutulmaz bir gece yaşattı. Ücretsiz konserde organizasyon bozukluğu nedeniyle Minik Serçe'nin hayranları ile güvenlik görevlileri arasında zaman zaman tartışma da yaşandı.<br />
<br />
BRYAN ADAMS SÜRPRİZİ <br />
7 Temmuz'a kadar devam edecek festivale ev sahipliği yapan Belediye Başkanı Vehbi Orakçı, "Her geçen yıl daha iyisini yapmak için çalışıyoruz. Benim amacım dünyaca ünlü yıldızları buraya getirebilmek. Birkaç isimle görüşüyoruz. Bunlardan biri de Bryan Adams, umarım anlaşabiliriz dedi.]]></content:encoded>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[SEZENinCİLER 24 &quot;DENİZ YILDIZI&quot;]]></title>
			<link>http://www.sezen-aksu.com/forum/showthread.php?tid=397</link>
			<pubDate>Thu, 03 Jul 2008 04:29:20 -0500</pubDate>
			<guid isPermaLink="false">http://www.sezen-aksu.com/forum/showthread.php?tid=397</guid>
			<description><![CDATA[<br />
<br />
<br />
SEZENinCİLER 24SEZEN AKSU GECESİ<br />
Turkey<br />
DetaylarEtkinlik Bilgisi Düzenleyen: Serhan SOkulgan <br />
Türü: Parti - Bar Gecesi <br />
Zaman ve Yer Başlangıç Zamanı: 12 Temmuz 2008 Cumartesi at 10:00 <br />
Bitiş Zamanı: 13 Temmuz 2008 Pazar 13:00 <br />
Yer: Atıf Yılmaz Cad. No:17/A Beyoğlu <br />
Cadde: Beyoğlu <br />
Şehir/Kasaba: Istanbul, Turkey <br />
  View MapGoogleMapQuestMicrosoftYahoo <br />
İletişim Bilgisi Telefon: 02122447712 <br />
AçıklamaSEZEN HAYRANLARI BİR KEZ DAHA STÜDİO LİVE DA BULUŞUYOR!!!<br />
<br />
7 yıldan bu yana marka haline gelen ve Dünyadaki en uzun soluklu fan gecesi ünvanını kimseye kaptırmayan SEZENinCİLER <br />
Sezen Aksu geceleri Serhan Sokulgan'ın ilk albümü çıkmasıyla bereber devam ediyor...<br />
<br />
SEZENinCİLER 24'de "DENİZ YILDIZI" FAN ALBÜM PARTİSİNDE yine SEZEN severler buluşacak!!!<br />
birbirinden özel Sezen Aksu şarkılarını dinlemenin dışında sanatçının başkalarına verdiği bazı şarkıların özel kayıtlarını ve yeni albümündeki şarkıların bazılarını da dinleme fırsatı bulacaksınız.Ayrıca gecede Sezen Aksu'nun 13 Temmuz'da olan doğumgünü gece yarısından sonra hayranlarıyla şarkılarla kutlanacak!!!<br />
<br />
Serhan Sokulgan'ın maxi single "Bitti Ruhumun Gezmeleri"nde yer alan Gülşen'le yaptığı "KADERİM" şarkısı Dj kabininde <br />
Serhan Sokulgan tarafından canlı olarak sizlerle hep beraber söylenecek!<br />
<br />
Pınar Aylin,Yonca Lodi,Suzan Kardeş başta olmak üzere bir çok ünlü Sanatçı'nın ve Radyocuların katılacağı eğlenceli gecede bir çok sürpriz isimde yer alacak.<br />
<br />
Yer: Studio Live<br />
Tarih-Saat: 12 Temmuz 2008 cumartesi 22:00<br />
Adres: Atıf Yılmaz Cad. No:17/A Beyoğlu<br />
Tel: 0 212 244 77 12<br />
Giriş: 15 YTL<br />
http://www.biletix.com]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<br />
<br />
<br />
SEZENinCİLER 24SEZEN AKSU GECESİ<br />
Turkey<br />
DetaylarEtkinlik Bilgisi Düzenleyen: Serhan SOkulgan <br />
Türü: Parti - Bar Gecesi <br />
Zaman ve Yer Başlangıç Zamanı: 12 Temmuz 2008 Cumartesi at 10:00 <br />
Bitiş Zamanı: 13 Temmuz 2008 Pazar 13:00 <br />
Yer: Atıf Yılmaz Cad. No:17/A Beyoğlu <br />
Cadde: Beyoğlu <br />
Şehir/Kasaba: Istanbul, Turkey <br />
  View MapGoogleMapQuestMicrosoftYahoo <br />
İletişim Bilgisi Telefon: 02122447712 <br />
AçıklamaSEZEN HAYRANLARI BİR KEZ DAHA STÜDİO LİVE DA BULUŞUYOR!!!<br />
<br />
7 yıldan bu yana marka haline gelen ve Dünyadaki en uzun soluklu fan gecesi ünvanını kimseye kaptırmayan SEZENinCİLER <br />
Sezen Aksu geceleri Serhan Sokulgan'ın ilk albümü çıkmasıyla bereber devam ediyor...<br />
<br />
SEZENinCİLER 24'de "DENİZ YILDIZI" FAN ALBÜM PARTİSİNDE yine SEZEN severler buluşacak!!!<br />
birbirinden özel Sezen Aksu şarkılarını dinlemenin dışında sanatçının başkalarına verdiği bazı şarkıların özel kayıtlarını ve yeni albümündeki şarkıların bazılarını da dinleme fırsatı bulacaksınız.Ayrıca gecede Sezen Aksu'nun 13 Temmuz'da olan doğumgünü gece yarısından sonra hayranlarıyla şarkılarla kutlanacak!!!<br />
<br />
Serhan Sokulgan'ın maxi single "Bitti Ruhumun Gezmeleri"nde yer alan Gülşen'le yaptığı "KADERİM" şarkısı Dj kabininde <br />
Serhan Sokulgan tarafından canlı olarak sizlerle hep beraber söylenecek!<br />
<br />
Pınar Aylin,Yonca Lodi,Suzan Kardeş başta olmak üzere bir çok ünlü Sanatçı'nın ve Radyocuların katılacağı eğlenceli gecede bir çok sürpriz isimde yer alacak.<br />
<br />
Yer: Studio Live<br />
Tarih-Saat: 12 Temmuz 2008 cumartesi 22:00<br />
Adres: Atıf Yılmaz Cad. No:17/A Beyoğlu<br />
Tel: 0 212 244 77 12<br />
Giriş: 15 YTL<br />
http://www.biletix.com]]></content:encoded>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[Sevda Karababa: 'Onno Tunç vefat etmeseydi, şuan Sezen Aksu'nun konumundaydım']]></title>
			<link>http://www.sezen-aksu.com/forum/showthread.php?tid=391</link>
			<pubDate>Wed, 02 Jul 2008 04:57:51 -0500</pubDate>
			<guid isPermaLink="false">http://www.sezen-aksu.com/forum/showthread.php?tid=391</guid>
			<description><![CDATA[Amerika'dan dönen ve ikinci albümü "Hislerimin Talebesiyim"i çıkaran Sevda Karababa, "Şarkıcı erkekler bana hiç seksi gelmiyor. Şarkıcılık, erkeğe uygun bir meslek gibi gelmiyor bana. Erkeğin bir duruşu, karizması vardır. Ama sahneye çıkan, eline mikrofonu alan bütün erkekler, bir süre sonra feminenleşiyor. Abuk subuk dans ediyor, bakışı, duruşu, saçını atış şekli bile değişiyor. Parlak ceketler, taşlı pantolonlar giyiyorlar" diyor.<br />
<br />
Ben sizi çok eskiden tanıyorum ama genç kuşak tanımıyor. Sizi onlara tanıtarak başlayalım... - İ.Ü. Batı Müziği ve İTÜ Türk Müziği konservatuvarlarını eş zamanlı olarak bitirdim. Birinde kabak kemani ve viyola eğitimi, diğerinde de flüt ve gitar eğitim aldım. Nilüfer'in vokalistliğine başlamadan önce rahmetli Onno Tunç ile tanıştım. Zaten beni Nilüfer'le tanıştıran da kendisiydi. Ondan sonra bana albüm yapacaktı ama kısmet olmadı.<br />
<br />
Nasıl tanıştınız Onno Tunç'la? - Onno'nun kızı Ayda arkadaşımdı. Bir gün gazetede Onno'nun röportajını okudum ve çok etkilendim. Ayda'ya babasıyla tanışmak istediğimi söyledim. Tek bir hayalim vardı, Onno'nun sesimi beğenmesi... O sesimi beğenirse, bar şarkıcılığından bir üst seviyeye transfer olabilir, albüm yapabilirdim. Kendisiyle buluştuk, beni dinledi ve sesimi çok beğendi. Ondan sonra da çok sık bir araya geldik. Benim müzikal geleceğimle ilgili kariyer planlaması yapıyordu. Fakat bunun için beş-altı ay gibi bir zamana ihtiyaç olduğunu söylemişti. O sırada boş durmamı istemediği için de beni Nilüfer'le tanıştırdı. Nilüfer'e vokalistlik yapmaya başladım.<br />
<br />
Bu arada sizi neden Sezen Aksu'yla tanıştırmadı acaba? - Çünkü o oralar ikisinin arası açıktı. Onno, Nilüfer'le yakındı ve Sezen Hanım bu yakınlığa çok sinir oluyordu. O dönem zaten Onno, Ajda Pekkan'ın albümünü yapıyordu. Yani Sezen Aksu ile hiçbir şekilde bağlantısı yoktu. Küs oldukları bir dönemdi. Bu, bana da yarayacaktı ama dediğim gibi kısmet değilmiş...<br />
<br />
Onno Bey'in Sezen Aksu ile arasının açık olması neden size yarasın ki? - Çünkü Onno hem Sezen Hanım'a hem de Sezen Hanım'ın müziğine çok vakit ayırıyordu. Hayatında Sezen Aksu yokken yeni bir prodüksiyonla çok rahat ilgilenebilirdi, olmadı. O talihsiz uçak kazası yaşandı. Ben beş-altı aylığına Nilüfer'e vokalist olarak gitmişken, yedi yıl yanında kaldım. Her işte bir hayır vardır. Ama Onno yaşasaydı müzikal hayatım çok daha iyi olurdu. Çünkü o Türkiye'nin en önemli müzisyeniydi. Şu an bile onun yerine geçebilecek birisi yok müzik camiasında. Demek ki, benim de çile çekerek yukarı çıkmam gerekiyormuş. <br />
<br />
Çok mu çile çektiniz, ne oldu? - Çile çekmek derken her şey daha zor ilerliyor şimdi... 15 yıl önce ben Onno Tunç'un kanatları altında bu piyasaya çıksaydım, onun desteğiyle yürüyebilseydim, şu an inanın Sezen Aksu nasıl bir konumdaysa ben de öyle bir konumda olabilirdim.<br />
<br />
Pardon anlamadım, nasıl yani? - Evet, olabilirdim... Eğer Onno Tunç yaşasaydı, müzik piyasasında dengeler çok değişirdi. Bende bir şey görmeseydi, bana "Seninle çalışmak istiyorum, sana albüm yapacağım" demezdi. Ki o güne kadar kendisi hiç genç bir şarkıcıyla çalışmamıştı. Sonuçta yoluma Nilüfer'le devam ettim. Çok güzel bir dönemdi ama benim için onun yedi yıl vokalistliğini yapmam, kayıp bir yedi yıldır.<br />
<br />
Neden kayıp? - Albüm yapmam çok zor oldu. Göz önündeki şarkıcıların hepsine bakın, egosunu yenip, kendisine rakip olacak birisine asla destek olmazlar. Nilüfer ve onun konumundakilerin egolarını yenmeleri olanaksız. Ne olursa olsun, bilinçaltında bir şey var ve seni sürekli bekletiyorlar.<br />
<br />
Siz de beklemeseydiniz... - Çok gençtim. Tek başıma hareket etmekten korktum. Bir de o dönemler ünlü bir şarkıcının vokalisti olmak etiketti. Belki de o etiketi kaybetme korkusu yaşadım... Keşke bu korkuyu yaşamasaydım da "Ben gidiyorum" diyebilseydim. Çünkü bestelerim vardı, şarkı sözü yazabiliyordum. Basiretim bağlandı, ne diyelim. <br />
<br />
Nilüfer'in prodüktörlüğünde ilk albümünüz "Sevdalım"ı 2000'li yıllarda piyasaya çıkardınız. Anlaşılan o ki, elde ettiğiniz başarı memnun etmemiş sizi... - O ilk albümde bir acemilik yaşadık. Ne benim ne de albümün doğru düzgün bir reklamı, tanıtımı yapıldı. Nilüfer de, "Ben Nilüfer'im. Benim yaptığım iş mutlaka ilgi görür" düşüncesiyle çok yanımda olmadı.<br />
<br />
Peki sonra ne yaptınız... - Reklam cıngıllarından, bar çalışmalarından, dalış eğitmenliğinden kazandığım paralarla tası tarağı toplayıp Amerika'ya gittim. Amacım vardı, yabancı dil öğrenmek, tekrar müzik eğitimi almak ve ülkemde yapılan işlere dışarıdan bakmak istedim. Miami'de "Miami Ad School"a girdim. Bir süre sonra da evlendim.<br />
<br />
Bir Türk'le mi? - Hayır, Amerikalı'yla. 2 buçuk-3 yıl evli kaldım. Sonra olmadı zaten...<br />
<br />
Neden olmadı? - O işleri nedeniyle İngiltere'de yaşamak zorunda kaldı. Çok az görüşmeye başladık ve boşanmaya karar verdik. Sonra yalnız yaşamaktan çok sıkılıp Türkiye'ye döndüm. Belki beş yılda müzik piyasasında bir şeyler değişmiştir diye umutla gelmiştim ama hayal kırıklıkları yaşadım. Beş yıl önceki gibi hálá firma sahipleri, olmadık insanlara "bey, hanım" diye hitap ediyordu. Bunları görünce içimden albüm yapmak hiç gelmedi.<br />
<br />
Kimlere beyefendi ya da hanımefendi denmesi rahatsız etti sizi? - Mesela Tuğba Ekinci. Herkes, "Tuğba Hanım, Tuğba Hanım" diye peşinde. Oysa elle tutulacak hiçbir yanı yok!<br />
<br />
Peki... 15 - 16 yıllık kariyerinizde ikinci albümünüz "Hislerimin Talebesiyim"i piyasaya çıkardınız... - Evet. Nihayet ikinci albümüm piyasaya çıktı. Umarım hayatımda bundan sonra güzel şeyler olur.<br />
<br />
15 yılda ya da ilk albümünüzden bu yana çok isim çıktı, sizi sollayıp geçti. Bu durum zaman zaman canınızı acıtıyordur herhalde... - Yok. Ben burada kalsaydım çok popüler olur, çok paralar kazanırdım. Mutlu olur muydum, sanmıyorum. Çünkü o zamanlar piyasanın şartları beni mutlu etmiyordu. Ben o şartlarda yorulmak, yoğrulmak istemedim. Piyasaya çıkan isimlerden Gülşen'i tanımam mesela. Ama öyle çok çok iyi bir ses olduğunu düşünmüyorum. Hande Yener, iyi bir şarkıcı. Ama bu yaptığı müzik türüyle şarkıcılığının çok az bölümünü kullanıyor. Eskiden yaptığı daha zordu. Şimdi dümdüz şarkı okuyor. Kafa sesiyle söylüyor, yorumsuz okuyor. Bu durum onu vasatlaştırdı. Klipleri kötü taklit. Yani Bollywood filmleri gibi. Bir de para kazanmayı bırakıp, deneysel bir şeylere girişmesini takdir ediyorum. Demet Akalın'a gelirsek, o çok iyi bir kız. Fakat iyi bir şarkıcı değil. Ayrıca biraz susmasını öğrenmeli. Mesela diyor ki, "Ben şan dersi almayacağım. Sesimin özelliği bozulur." İnsanın bunu söylemesi için cahil olması, kendini şarkıcı zannedip, sesini iyi sanması için bayağı bilgisiz olması gerek. Evet şarkıları çok tuttu, iyi şarkılar seçti ama iyi bir ses değil. Kalktı, "Türk yönetmenler kısır" dedi. Sen ne istediğini biliyor musun peki? Sen niye onları yönlendirmiyorsun, niye dünyayı takip etmiyorsun? Etsen, o klibin benzer olduğunu anlardın. Ne istediğini bilmiyor. O yüzden de kliplerinde Banu Alkan gibi gözüküyor. Bu yönetmenle ilgili bir şey değil.<br />
<br />
Son sözünüz... - Müzikal anlamda bu albümle yırtar mıyım bilmiyorum ama ben iyi şeyler olacağına inanıyorum. Ben Türkiye'de son 12 yıl içerisinde gelmiş geçmiş en iyi seslerden biriyim. Sezen Aksu, Ajda Pekkan ve Nilüfer'e solist olarak rakip olabilecek tek kişiyim. Bunu sakın ukalalık olarak algılamayın, ben müzikal kariyerime, eğitimime çok güveniyorum. Ben oturup bir albümün her aşamasıyla ilgilenebilirim. Beste yapıyorum, söz yazıyorum, teknikten anlıyorum... Bu ikinci albümümü alıp bir dinleyin, asla hata bulamazsınız. Sanki 40 yıllık şarkıcıymışım gibi sıfır hata ile yaptım bu albümü. Şu bir gerçek ki, iyi şarkıcılıkla albümün tutması çok başka bir şey. Demet Akalın'ın albümleri çok satıyor ama iyi bir şarkıcı değil.<br />
<br />
Siz de birkaç yıl önce Abdullah Gencal'la birlikte tangalı, üstsüz güneşlenirken yakalandınız... - Ben o dönem beş günlük tatil için Türkiye'ye gelmiştim. Apo da benim çok eski arkadaşımdır. Bodrum'a geldiğimi duymuş, beni bulunduğu yere davet etti. Kırmadım, gittim. Miami'de nasıl rahatsam, orada da rahat hareket etmeye devam ettim. Ama bir anda paparazziler etrafımızı sardı. Şimdi o gazeteciler beni tanımaz. Çünkü meşhur değilim. Mutlaka onları oraya biri çağırdı. Zaten Abdullah daha sonra "Sevda ile Bodrum'a beraber geldik" deyince beynimde şimşekler çaktı ama iş işten geçmişti. Kendisi şu an arkadaşım değildir zaten...<br />
<br />
"Bir sevgilim yok. Olamıyor. Neden olamıyor? Bir erkeğin benim zekamla baş etmesi gerekiyor. Ama edemiyorlar. Bu anlamda onları çok zeki bulamıyorum. Benim çevremde hep müzisyen ya da şarkıcılar var. Şarkıcı erkekleri de çekici bulmuyorum. Bana hiç seksi gelmiyorlar. Bir şarkıcıdan hoşlandığımı anladığım an, hemen kafamı çevirir giderim. O kadar tepkiliyim yani bu duruma. Bu iş yani şarkıcılık, erkeğe uygun bir meslek gibi gelmiyor bana. Erkeğin bir duruşu, karizması vardır. Ama sahneye çıkan, eline mikrofonu alan bütün erkekler, bir süre sonra feminenleşiyor. Abuk subuk dans ediyor, bakışı, duruşu, saçını atış şekli bile değişiyor. Parlak ceketler, taşlı pantolonlar giyiyorlar. Şimdi birçok kişi karşı çıkacak ama, bu anlamda şarkıcılık kadına yakışıyor, erkeğe değil. Erkeklere yakışan tek şey dans. Dans derken folklordan söz ediyorum. Folklor oynayan bir erkek çok daha karizmatik. Anadolu Ateşi'ndeki dansçılara bakın, süperler... Hele o Karadeniz bölümündeki performanslarıyla müthiş erkeksiler." <br />
<br />
Röportaj: Sema Denker - Hürriyet]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[Amerika'dan dönen ve ikinci albümü "Hislerimin Talebesiyim"i çıkaran Sevda Karababa, "Şarkıcı erkekler bana hiç seksi gelmiyor. Şarkıcılık, erkeğe uygun bir meslek gibi gelmiyor bana. Erkeğin bir duruşu, karizması vardır. Ama sahneye çıkan, eline mikrofonu alan bütün erkekler, bir süre sonra feminenleşiyor. Abuk subuk dans ediyor, bakışı, duruşu, saçını atış şekli bile değişiyor. Parlak ceketler, taşlı pantolonlar giyiyorlar" diyor.<br />
<br />
Ben sizi çok eskiden tanıyorum ama genç kuşak tanımıyor. Sizi onlara tanıtarak başlayalım... - İ.Ü. Batı Müziği ve İTÜ Türk Müziği konservatuvarlarını eş zamanlı olarak bitirdim. Birinde kabak kemani ve viyola eğitimi, diğerinde de flüt ve gitar eğitim aldım. Nilüfer'in vokalistliğine başlamadan önce rahmetli Onno Tunç ile tanıştım. Zaten beni Nilüfer'le tanıştıran da kendisiydi. Ondan sonra bana albüm yapacaktı ama kısmet olmadı.<br />
<br />
Nasıl tanıştınız Onno Tunç'la? - Onno'nun kızı Ayda arkadaşımdı. Bir gün gazetede Onno'nun röportajını okudum ve çok etkilendim. Ayda'ya babasıyla tanışmak istediğimi söyledim. Tek bir hayalim vardı, Onno'nun sesimi beğenmesi... O sesimi beğenirse, bar şarkıcılığından bir üst seviyeye transfer olabilir, albüm yapabilirdim. Kendisiyle buluştuk, beni dinledi ve sesimi çok beğendi. Ondan sonra da çok sık bir araya geldik. Benim müzikal geleceğimle ilgili kariyer planlaması yapıyordu. Fakat bunun için beş-altı ay gibi bir zamana ihtiyaç olduğunu söylemişti. O sırada boş durmamı istemediği için de beni Nilüfer'le tanıştırdı. Nilüfer'e vokalistlik yapmaya başladım.<br />
<br />
Bu arada sizi neden Sezen Aksu'yla tanıştırmadı acaba? - Çünkü o oralar ikisinin arası açıktı. Onno, Nilüfer'le yakındı ve Sezen Hanım bu yakınlığa çok sinir oluyordu. O dönem zaten Onno, Ajda Pekkan'ın albümünü yapıyordu. Yani Sezen Aksu ile hiçbir şekilde bağlantısı yoktu. Küs oldukları bir dönemdi. Bu, bana da yarayacaktı ama dediğim gibi kısmet değilmiş...<br />
<br />
Onno Bey'in Sezen Aksu ile arasının açık olması neden size yarasın ki? - Çünkü Onno hem Sezen Hanım'a hem de Sezen Hanım'ın müziğine çok vakit ayırıyordu. Hayatında Sezen Aksu yokken yeni bir prodüksiyonla çok rahat ilgilenebilirdi, olmadı. O talihsiz uçak kazası yaşandı. Ben beş-altı aylığına Nilüfer'e vokalist olarak gitmişken, yedi yıl yanında kaldım. Her işte bir hayır vardır. Ama Onno yaşasaydı müzikal hayatım çok daha iyi olurdu. Çünkü o Türkiye'nin en önemli müzisyeniydi. Şu an bile onun yerine geçebilecek birisi yok müzik camiasında. Demek ki, benim de çile çekerek yukarı çıkmam gerekiyormuş. <br />
<br />
Çok mu çile çektiniz, ne oldu? - Çile çekmek derken her şey daha zor ilerliyor şimdi... 15 yıl önce ben Onno Tunç'un kanatları altında bu piyasaya çıksaydım, onun desteğiyle yürüyebilseydim, şu an inanın Sezen Aksu nasıl bir konumdaysa ben de öyle bir konumda olabilirdim.<br />
<br />
Pardon anlamadım, nasıl yani? - Evet, olabilirdim... Eğer Onno Tunç yaşasaydı, müzik piyasasında dengeler çok değişirdi. Bende bir şey görmeseydi, bana "Seninle çalışmak istiyorum, sana albüm yapacağım" demezdi. Ki o güne kadar kendisi hiç genç bir şarkıcıyla çalışmamıştı. Sonuçta yoluma Nilüfer'le devam ettim. Çok güzel bir dönemdi ama benim için onun yedi yıl vokalistliğini yapmam, kayıp bir yedi yıldır.<br />
<br />
Neden kayıp? - Albüm yapmam çok zor oldu. Göz önündeki şarkıcıların hepsine bakın, egosunu yenip, kendisine rakip olacak birisine asla destek olmazlar. Nilüfer ve onun konumundakilerin egolarını yenmeleri olanaksız. Ne olursa olsun, bilinçaltında bir şey var ve seni sürekli bekletiyorlar.<br />
<br />
Siz de beklemeseydiniz... - Çok gençtim. Tek başıma hareket etmekten korktum. Bir de o dönemler ünlü bir şarkıcının vokalisti olmak etiketti. Belki de o etiketi kaybetme korkusu yaşadım... Keşke bu korkuyu yaşamasaydım da "Ben gidiyorum" diyebilseydim. Çünkü bestelerim vardı, şarkı sözü yazabiliyordum. Basiretim bağlandı, ne diyelim. <br />
<br />
Nilüfer'in prodüktörlüğünde ilk albümünüz "Sevdalım"ı 2000'li yıllarda piyasaya çıkardınız. Anlaşılan o ki, elde ettiğiniz başarı memnun etmemiş sizi... - O ilk albümde bir acemilik yaşadık. Ne benim ne de albümün doğru düzgün bir reklamı, tanıtımı yapıldı. Nilüfer de, "Ben Nilüfer'im. Benim yaptığım iş mutlaka ilgi görür" düşüncesiyle çok yanımda olmadı.<br />
<br />
Peki sonra ne yaptınız... - Reklam cıngıllarından, bar çalışmalarından, dalış eğitmenliğinden kazandığım paralarla tası tarağı toplayıp Amerika'ya gittim. Amacım vardı, yabancı dil öğrenmek, tekrar müzik eğitimi almak ve ülkemde yapılan işlere dışarıdan bakmak istedim. Miami'de "Miami Ad School"a girdim. Bir süre sonra da evlendim.<br />
<br />
Bir Türk'le mi? - Hayır, Amerikalı'yla. 2 buçuk-3 yıl evli kaldım. Sonra olmadı zaten...<br />
<br />
Neden olmadı? - O işleri nedeniyle İngiltere'de yaşamak zorunda kaldı. Çok az görüşmeye başladık ve boşanmaya karar verdik. Sonra yalnız yaşamaktan çok sıkılıp Türkiye'ye döndüm. Belki beş yılda müzik piyasasında bir şeyler değişmiştir diye umutla gelmiştim ama hayal kırıklıkları yaşadım. Beş yıl önceki gibi hálá firma sahipleri, olmadık insanlara "bey, hanım" diye hitap ediyordu. Bunları görünce içimden albüm yapmak hiç gelmedi.<br />
<br />
Kimlere beyefendi ya da hanımefendi denmesi rahatsız etti sizi? - Mesela Tuğba Ekinci. Herkes, "Tuğba Hanım, Tuğba Hanım" diye peşinde. Oysa elle tutulacak hiçbir yanı yok!<br />
<br />
Peki... 15 - 16 yıllık kariyerinizde ikinci albümünüz "Hislerimin Talebesiyim"i piyasaya çıkardınız... - Evet. Nihayet ikinci albümüm piyasaya çıktı. Umarım hayatımda bundan sonra güzel şeyler olur.<br />
<br />
15 yılda ya da ilk albümünüzden bu yana çok isim çıktı, sizi sollayıp geçti. Bu durum zaman zaman canınızı acıtıyordur herhalde... - Yok. Ben burada kalsaydım çok popüler olur, çok paralar kazanırdım. Mutlu olur muydum, sanmıyorum. Çünkü o zamanlar piyasanın şartları beni mutlu etmiyordu. Ben o şartlarda yorulmak, yoğrulmak istemedim. Piyasaya çıkan isimlerden Gülşen'i tanımam mesela. Ama öyle çok çok iyi bir ses olduğunu düşünmüyorum. Hande Yener, iyi bir şarkıcı. Ama bu yaptığı müzik türüyle şarkıcılığının çok az bölümünü kullanıyor. Eskiden yaptığı daha zordu. Şimdi dümdüz şarkı okuyor. Kafa sesiyle söylüyor, yorumsuz okuyor. Bu durum onu vasatlaştırdı. Klipleri kötü taklit. Yani Bollywood filmleri gibi. Bir de para kazanmayı bırakıp, deneysel bir şeylere girişmesini takdir ediyorum. Demet Akalın'a gelirsek, o çok iyi bir kız. Fakat iyi bir şarkıcı değil. Ayrıca biraz susmasını öğrenmeli. Mesela diyor ki, "Ben şan dersi almayacağım. Sesimin özelliği bozulur." İnsanın bunu söylemesi için cahil olması, kendini şarkıcı zannedip, sesini iyi sanması için bayağı bilgisiz olması gerek. Evet şarkıları çok tuttu, iyi şarkılar seçti ama iyi bir ses değil. Kalktı, "Türk yönetmenler kısır" dedi. Sen ne istediğini biliyor musun peki? Sen niye onları yönlendirmiyorsun, niye dünyayı takip etmiyorsun? Etsen, o klibin benzer olduğunu anlardın. Ne istediğini bilmiyor. O yüzden de kliplerinde Banu Alkan gibi gözüküyor. Bu yönetmenle ilgili bir şey değil.<br />
<br />
Son sözünüz... - Müzikal anlamda bu albümle yırtar mıyım bilmiyorum ama ben iyi şeyler olacağına inanıyorum. Ben Türkiye'de son 12 yıl içerisinde gelmiş geçmiş en iyi seslerden biriyim. Sezen Aksu, Ajda Pekkan ve Nilüfer'e solist olarak rakip olabilecek tek kişiyim. Bunu sakın ukalalık olarak algılamayın, ben müzikal kariyerime, eğitimime çok güveniyorum. Ben oturup bir albümün her aşamasıyla ilgilenebilirim. Beste yapıyorum, söz yazıyorum, teknikten anlıyorum... Bu ikinci albümümü alıp bir dinleyin, asla hata bulamazsınız. Sanki 40 yıllık şarkıcıymışım gibi sıfır hata ile yaptım bu albümü. Şu bir gerçek ki, iyi şarkıcılıkla albümün tutması çok başka bir şey. Demet Akalın'ın albümleri çok satıyor ama iyi bir şarkıcı değil.<br />
<br />
Siz de birkaç yıl önce Abdullah Gencal'la birlikte tangalı, üstsüz güneşlenirken yakalandınız... - Ben o dönem beş günlük tatil için Türkiye'ye gelmiştim. Apo da benim çok eski arkadaşımdır. Bodrum'a geldiğimi duymuş, beni bulunduğu yere davet etti. Kırmadım, gittim. Miami'de nasıl rahatsam, orada da rahat hareket etmeye devam ettim. Ama bir anda paparazziler etrafımızı sardı. Şimdi o gazeteciler beni tanımaz. Çünkü meşhur değilim. Mutlaka onları oraya biri çağırdı. Zaten Abdullah daha sonra "Sevda ile Bodrum'a beraber geldik" deyince beynimde şimşekler çaktı ama iş işten geçmişti. Kendisi şu an arkadaşım değildir zaten...<br />
<br />
"Bir sevgilim yok. Olamıyor. Neden olamıyor? Bir erkeğin benim zekamla baş etmesi gerekiyor. Ama edemiyorlar. Bu anlamda onları çok zeki bulamıyorum. Benim çevremde hep müzisyen ya da şarkıcılar var. Şarkıcı erkekleri de çekici bulmuyorum. Bana hiç seksi gelmiyorlar. Bir şarkıcıdan hoşlandığımı anladığım an, hemen kafamı çevirir giderim. O kadar tepkiliyim yani bu duruma. Bu iş yani şarkıcılık, erkeğe uygun bir meslek gibi gelmiyor bana. Erkeğin bir duruşu, karizması vardır. Ama sahneye çıkan, eline mikrofonu alan bütün erkekler, bir süre sonra feminenleşiyor. Abuk subuk dans ediyor, bakışı, duruşu, saçını atış şekli bile değişiyor. Parlak ceketler, taşlı pantolonlar giyiyorlar. Şimdi birçok kişi karşı çıkacak ama, bu anlamda şarkıcılık kadına yakışıyor, erkeğe değil. Erkeklere yakışan tek şey dans. Dans derken folklordan söz ediyorum. Folklor oynayan bir erkek çok daha karizmatik. Anadolu Ateşi'ndeki dansçılara bakın, süperler... Hele o Karadeniz bölümündeki performanslarıyla müthiş erkeksiler." <br />
<br />
Röportaj: Sema Denker - Hürriyet]]></content:encoded>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[Sezen AKSU ATV' de..]]></title>
			<link>http://www.sezen-aksu.com/forum/showthread.php?tid=390</link>
			<pubDate>Tue, 01 Jul 2008 23:34:07 -0500</pubDate>
			<guid isPermaLink="false">http://www.sezen-aksu.com/forum/showthread.php?tid=390</guid>
			<description><![CDATA[<br />
<br />
Sezen Aksu'lu bölüm tekrar ekrana geliyor <br />
Kahkaha makinesi 'Avrupa Yakası'nın Sezen Aksu ve Çağla Şikel'li bölümü bu akşam bir kez daha atv ekranlarında olacak.. <br />
<br />
Avrupa Yakası keyfi atv'de devam ediyor. Dizinin Sezen Aksu'lu bölümü bugün bir kez daha yayınlanıyor. İşte konusu: Burhan, ofiste kimin en çok paraya ihtiyacı varsa, ona en çok zammın yapılacağını duyar ve hemen entrikaya başlar. Ofisin bütün elemanlarının gizli zengin, kendisinin ise sefalet içinde kıvranmakta olduğu dedikodularını yayar! Bir yandan da Şahika'nın kendisiyle tanıştıracağı varlıklı sosyetik kızların peşindedir. Bu amaçla gittiği müzayede başına büyük işler açacaktır! Şahika'nın antika eksperi arkadaşı Melek ve Cem tanışır tanışmaz birbirlerinden hoşlanırlar. Ancak bu elektrik, boşanma gününe denk gelince Aslı, olağanüstü güzellikteki Melek'ten nefret eder. atv 20.30]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<br />
<br />
Sezen Aksu'lu bölüm tekrar ekrana geliyor <br />
Kahkaha makinesi 'Avrupa Yakası'nın Sezen Aksu ve Çağla Şikel'li bölümü bu akşam bir kez daha atv ekranlarında olacak.. <br />
<br />
Avrupa Yakası keyfi atv'de devam ediyor. Dizinin Sezen Aksu'lu bölümü bugün bir kez daha yayınlanıyor. İşte konusu: Burhan, ofiste kimin en çok paraya ihtiyacı varsa, ona en çok zammın yapılacağını duyar ve hemen entrikaya başlar. Ofisin bütün elemanlarının gizli zengin, kendisinin ise sefalet içinde kıvranmakta olduğu dedikodularını yayar! Bir yandan da Şahika'nın kendisiyle tanıştıracağı varlıklı sosyetik kızların peşindedir. Bu amaçla gittiği müzayede başına büyük işler açacaktır! Şahika'nın antika eksperi arkadaşı Melek ve Cem tanışır tanışmaz birbirlerinden hoşlanırlar. Ancak bu elektrik, boşanma gününe denk gelince Aslı, olağanüstü güzellikteki Melek'ten nefret eder. atv 20.30]]></content:encoded>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[Sezen Aksu -Candan Erçetin- trt1-mayıs 2007]]></title>
			<link>http://www.sezen-aksu.com/forum/showthread.php?tid=388</link>
			<pubDate>Tue, 01 Jul 2008 14:29:36 -0500</pubDate>
			<guid isPermaLink="false">http://www.sezen-aksu.com/forum/showthread.php?tid=388</guid>
			<description><![CDATA[umarım paylaşmamın bir sakıncası yoktur...<br />
<br />
silinebilir eğer yasaksa.<br />
<br />
http://rapidshare.com/files/35189416/Sez....part1.rar<br />
http://rapidshare.com/files/35190384/Sez....part2.rar<br />
http://rapidshare.com/files/35191372/Sez....part3.rar<br />
http://rapidshare.com/files/35192302/Sez....part4.rar<br />
http://rapidshare.com/files/35193306/Sez....part5.rar<br />
http://rapidshare.com/files/35194388/Sez....part6.rar<br />
http://rapidshare.com/files/35195003/Sez....part7.rar<br />
<br />
<br />
iyi seyirler...]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[umarım paylaşmamın bir sakıncası yoktur...<br />
<br />
silinebilir eğer yasaksa.<br />
<br />
http://rapidshare.com/files/35189416/Sez....part1.rar<br />
http://rapidshare.com/files/35190384/Sez....part2.rar<br />
http://rapidshare.com/files/35191372/Sez....part3.rar<br />
http://rapidshare.com/files/35192302/Sez....part4.rar<br />
http://rapidshare.com/files/35193306/Sez....part5.rar<br />
http://rapidshare.com/files/35194388/Sez....part6.rar<br />
http://rapidshare.com/files/35195003/Sez....part7.rar<br />
<br />
<br />
iyi seyirler...]]></content:encoded>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[Açık radyo Kayıtları!!!]]></title>
			<link>http://www.sezen-aksu.com/forum/showthread.php?tid=387</link>
			<pubDate>Tue, 01 Jul 2008 14:19:31 -0500</pubDate>
			<guid isPermaLink="false">http://www.sezen-aksu.com/forum/showthread.php?tid=387</guid>
			<description><![CDATA[Arkadşlar sezen in açık radyo kayıtları bende mevcut.ama iknci kez çıktığı.<br />
<br />
rica etsem ilk çıktığı kayıtları bi arkadşımız rapidshare den paylaşabilr mi?<br />
<br />
çok sevinirim .be vefasızı söylemişti orda.<br />
<br />
<br />
isteyen olursa bu sene yaptığı programı rapid leyebilrim.]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[Arkadşlar sezen in açık radyo kayıtları bende mevcut.ama iknci kez çıktığı.<br />
<br />
rica etsem ilk çıktığı kayıtları bi arkadşımız rapidshare den paylaşabilr mi?<br />
<br />
çok sevinirim .be vefasızı söylemişti orda.<br />
<br />
<br />
isteyen olursa bu sene yaptığı programı rapid leyebilrim.]]></content:encoded>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[yaşar gaga]]></title>
			<link>http://www.sezen-aksu.com/forum/showthread.php?tid=386</link>
			<pubDate>Tue, 01 Jul 2008 13:45:46 -0500</pubDate>
			<guid isPermaLink="false">http://www.sezen-aksu.com/forum/showthread.php?tid=386</guid>
			<description><![CDATA[az önce gördüğüm doğruysa ki dogru..yaşar gaga show tv de başlayan '' şarkı söylemek lazım'' da jüri üyesi olmuşş vatana millete hayırlı olsun...]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[az önce gördüğüm doğruysa ki dogru..yaşar gaga show tv de başlayan '' şarkı söylemek lazım'' da jüri üyesi olmuşş vatana millete hayırlı olsun...]]></content:encoded>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[&quot;17 Yaşında...&quot;]]></title>
			<link>http://www.sezen-aksu.com/forum/showthread.php?tid=385</link>
			<pubDate>Tue, 01 Jul 2008 13:17:02 -0500</pubDate>
			<guid isPermaLink="false">http://www.sezen-aksu.com/forum/showthread.php?tid=385</guid>
			<description><![CDATA[Sezen Aksu "Gençlik ve Müzik Yılı" nda gençleri unutmadı...<br />
<br />
"BU ŞARKIYI 17'LİKLER İÇİN YAPTIM..."<br />
<br />
"17 yaşında" adını taşıyan parça Sezen Aksunun yılbaşında çıkacak olan yeni uzunçalarında Aşkının yorumuyla yeralacak...<br />
<br />
"bütün şarkılar insan için, bütün sevgiler insanlar için... insanlar sizi çok seviyorum..." diyordu sezen geçen yıl verdiği konserlerinde... ve insanları sevdiğini Birleşmiş Milletlerin "gençlik yılı" ilan ettiği 1985 yılında bir kez daha kanıtladı... "17 yaşında" adlı parçayı gençler için hazırladı sezen...<br />
<br />
"artık genç olmadığım için, gençler için hazırlanan bu parçayı benim duyarak söylemem pek olası değil... bu nedenle "17 yaşında"yı vokalistim aşkın söyleyecek" diyor sezen...<br />
<br />
okullarda, diskoteklerde, gençlerin uğrak yerlerinde, evde, mutfakta ve hatta banyoda bile dillerden düşmeyeceğini söylüyor sezen aksu "17 yaşında"nın... özellikle yaşları 17 olanlar yıllar geçse de unutamayacaklar bu parçayı aksuya göre... sevgilisi 17 yaşında olanlar duygularını "17 yaşında" ile anlatmaya çalışacaklar bu yıl... kısacası 1985 gençlik ve müzik yılı "17 yaşında" ile sona erecek...<br />
<br />
parçanın sözlerini sezen aksu yazmış, bestesi ise onno tunç a ait...<br />
<br />
..........<br />
<br />
SENDE EZBERLE<br />
<br />
"17 Yaşında"<br />
<br />
beni dertlerimle başbaşa bırakın biraz<br />
ki sevelim onlarla birbirimizi<br />
zaman tanıyın bana ne olur biraz<br />
ki dünya alıştırsın kendine beni<br />
<br />
bazı şeyleri de sormayın<br />
(ki farketmez)<br />
ben severek taşırım payıma düşen yükü<br />
ama lütfen beni sevmezlik etmeyin<br />
ben çoktan sevmeye hazırım sizi<br />
<br />
alın, gönlüm sizin<br />
sizinledir yüreğim<br />
ama lütfen "bir küçük zaman" ara verin ne olur<br />
<br />
ben daha o masum 17 yaşında<br />
ben henüz hayatın ve yolun başında<br />
ben o bitmez tükenmez cesur yarışta<br />
bir tek aşk için buradayım işte, hazırım<br />
<br />
belki yarın sabah yeniden doğar evrilirim<br />
ve yeni baştan yeni sevgiler bulurum, bilin<br />
alın beni alın, içinize sindirin<br />
uğrunuza ölmeye çoktandır razıyım...<br />
<br />
.....<br />
<br />
gençlik şarkısını yaratanlar;<br />
<br />
yorum ; aşkın nur yengi<br />
söz ; sezen aksu<br />
beste ; onno tunç<br />
<br />
1985<br />
<br />
..........]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[Sezen Aksu "Gençlik ve Müzik Yılı" nda gençleri unutmadı...<br />
<br />
"BU ŞARKIYI 17'LİKLER İÇİN YAPTIM..."<br />
<br />
"17 yaşında" adını taşıyan parça Sezen Aksunun yılbaşında çıkacak olan yeni uzunçalarında Aşkının yorumuyla yeralacak...<br />
<br />
"bütün şarkılar insan için, bütün sevgiler insanlar için... insanlar sizi çok seviyorum..." diyordu sezen geçen yıl verdiği konserlerinde... ve insanları sevdiğini Birleşmiş Milletlerin "gençlik yılı" ilan ettiği 1985 yılında bir kez daha kanıtladı... "17 yaşında" adlı parçayı gençler için hazırladı sezen...<br />
<br />
"artık genç olmadığım için, gençler için hazırlanan bu parçayı benim duyarak söylemem pek olası değil... bu nedenle "17 yaşında"yı vokalistim aşkın söyleyecek" diyor sezen...<br />
<br />
okullarda, diskoteklerde, gençlerin uğrak yerlerinde, evde, mutfakta ve hatta banyoda bile dillerden düşmeyeceğini söylüyor sezen aksu "17 yaşında"nın... özellikle yaşları 17 olanlar yıllar geçse de unutamayacaklar bu parçayı aksuya göre... sevgilisi 17 yaşında olanlar duygularını "17 yaşında" ile anlatmaya çalışacaklar bu yıl... kısacası 1985 gençlik ve müzik yılı "17 yaşında" ile sona erecek...<br />
<br />
parçanın sözlerini sezen aksu yazmış, bestesi ise onno tunç a ait...<br />
<br />
..........<br />
<br />
SENDE EZBERLE<br />
<br />
"17 Yaşında"<br />
<br />
beni dertlerimle başbaşa bırakın biraz<br />
ki sevelim onlarla birbirimizi<br />
zaman tanıyın bana ne olur biraz<br />
ki dünya alıştırsın kendine beni<br />
<br />
bazı şeyleri de sormayın<br />
(ki farketmez)<br />
ben severek taşırım payıma düşen yükü<br />
ama lütfen beni sevmezlik etmeyin<br />
ben çoktan sevmeye hazırım sizi<br />
<br />
alın, gönlüm sizin<br />
sizinledir yüreğim<br />
ama lütfen "bir küçük zaman" ara verin ne olur<br />
<br />
ben daha o masum 17 yaşında<br />
ben henüz hayatın ve yolun başında<br />
ben o bitmez tükenmez cesur yarışta<br />
bir tek aşk için buradayım işte, hazırım<br />
<br />
belki yarın sabah yeniden doğar evrilirim<br />
ve yeni baştan yeni sevgiler bulurum, bilin<br />
alın beni alın, içinize sindirin<br />
uğrunuza ölmeye çoktandır razıyım...<br />
<br />
.....<br />
<br />
gençlik şarkısını yaratanlar;<br />
<br />
yorum ; aşkın nur yengi<br />
söz ; sezen aksu<br />
beste ; onno tunç<br />
<br />
1985<br />
<br />
..........]]></content:encoded>
		</item>
	</channel>
</rss>